Konular

Allah'ın Emir ve Yasaklarını Ne Kadar Biliyorum?

Allah Bakara suresinin ikinci ayetinde Kur'an'ın muttakiler için yol gösterici olduğunu söylüyor;

İşte o Kitap budur; içinde şüpheye yer yoktur. Müttakîler için rehberdir. (Bakara 2)

Takva vky kökünden geliyor; kendini korumak, korunmak anlamında. Takva sahibi insanlara da Muttaki deniyor Müttaki, kendi doğal yapısını koruyan demek oluyor. Madem Takva koruma, korunma demek, madem Kur'an takva sahiplerine yol gösteriyor, o zaman "Allah benden ne istiyor" bilmem gerekir. Bu aynı zamanda "neyi yapmam gerekir neyi yapmamam gerekir" sorusunun da cevabıdır. Allah neleri yapmamı ve neleri yapmamamı istemiş bunları öğrenmem gerekir ki kendimi koruyabileyim. Günahlarla kalbi kararan insanlardan olmayayım. Bu site Allah benden ne istiyor sorusunun cevabıdır. Kur'an'ı fihrist gibi yapan sitelerden değildir. Yandaki menüde (cep telefonlarında üstteki menüde) görülen başlıklarda ayet pasajları var.

Anlamadığın Bir Kitapla Takva Sahibi Olabilir Misin?

İnsanların yaptığı en büyük yanlış Kur'an'ı anlamadan Arapça harfleri telaffuz ederek okumak. Okunan metinde Allah ne diyor anlamıyorsak okumanın ne anlamı olur. Allah pek çok yerde örnek müminleri, hesap günü olacak şeyleri, cehennemi, cenneti, geçmiş kavimlerin hallerini vs anlatmış. İnsan bu ayetleri anlamadan okuyup nasıl Takva sahibi olabilir veya okunan bölümdeki verilen örnekleri nasıl hayatına geçirebilir? Furkan suresinin 63-76. ayetlerinin latin harfleriyle Arapçasını yazacağım hemen altına da Türkçesini.

Arapça Furkan 63-76

63. Ve ıbadür rahmanillezıne yemşune alel erdı hevnev ve iza hatabehümül cahilune kalu selama 64. Vellezıne yebıtune li rabbihim süccedev ve kıyama. 65. Vellezıne yekulune rabbenasrif anna azabe cehenneme inne azabeha kane ğaram. 66. İnneha saet müstekarrav ve mükama. 67. Vellezıne iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kane beyne zalike kavama. 68. Vellezıne la yed'une meallahi ilahen ahara ve la yaktülunen nefselletı harramellahü illa bil hakkı ve la yeznun ve mey yef'al zalike yelka esama. 69. Yüdaaf lehül azabü yevmel kıyameti ve yahlüd fıhı mühana. 70. İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan fe ülaike yübeddilüllahü seyyiatihim hasenat ve kanellahü ğafurar rahıyma. 71. Ve men tabe ve amile salihan fe innehu yetubü ilellahi metaba. 72. Vellezıne la yeşhedunez zura ve iza merru bil lağvi merru kiram. 73. Vellezine iza zükkiru bi ayati rabbihim lem yehırru aleyha summev ve umyana. 74. Vellezıne yekulune rabbena heb lena min ezvacina va zürriyyatina kurrate a'yüniv vec'alna lil müttekıyne imama. 75. Ülaike yüczevnel ğurfete bi ma saberu ve yülekkavne fıha tehıyyetev ve selam. 76. Halidıne fıha hasünet müstekarrav ve mükama.

Ben Arapça bilmiyorum. Üstteki ayetleri bir siteden kopyaladım. Yukarıda yazan metnin gerçekten Furkan suresinin ayetleri olduğundan bile emin değilim. İnsan Arapça bu pasajı anlamadan hayatının sonuna kadar mesela işe giderken ya da dönerken serviste, metrobüste, otobüste okusa eline ne geçer? Allah ne diyor anlamadı ki. Halbuki bu pasajda örnek müminler anlatılıyor. İnsan bu pasajı anladığı dilde okuyacak ki onlardan olmaya gayret etsin, heves etsin. O müminler şöyleymiş;

FURKAN SURESİ

İniş Sırası: 42 • Mushaf Sırası: 25 • Mekki Sure • 77 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


63. O Rahmân’ın kulları yeryüzünde mütevazı olarak yürürler. Cahiller kendilerine lâf attıkları zaman; “Selâm size!” derler.

64. Onlar Rableri için secde ederek ve kıyamda durarak gecelerler.

65. Onlar şöyle derler: “Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Şüphesiz onun azabı, yapışkan bir azap olmuştur.

66. Orası kalacak bir yer ve bir makam olarak ne kötüdür!”

67. Onlar harcadıkları zaman savurganlık etmezler ve cimrilik de etmezler. Bu ikisinin arasında dengelidirler.

68. Onlar Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar. Haklı bir gerekçe (savunma durumu) olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı canı öldürmezler ve zina da etmezler. Kim bunları yaparsa ağır bir cezayla karşılanır.

72. Onlar ki, yalan şahitlikte bulunmazlar. Boş ve saçma sözlere rastladıkları zaman, vakarla (dikkate bile almadan) geçip giderler.

73. Onlar ki, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman; onlara karşı kör ve sağır (ilgisiz) davranmazlar (hemen dikkat kesilirler).

74. Onlar ki; “Rabbimiz, bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve çocuklar lütfet, bizi başkalarına zarar vermemekte imam/önder kıl” derler.

75. İşte onlar, sabretmelerine karşılık saraylarla ödüllendirilecekler. Orada mutluluk ve selâm/esenlik dileğiyle karşılanacaklar.

76. Orada sürekli kalıcıdırlar. Orası kalacak yer ve bir makam olarak ne de güzeldir!

Herkes Kur'an'ı Anladığı Dilde Okumalı

Allah İbrahim suresi dördüncü ayette şöyle diyor;

Biz, her resulü/âyetlerimizi tebliğ eden elçiyi kendi halkının dili ile göndeririz ki her şeyi onlara açık açık anlatsın. Bundan sonra Allah, (sapıklığın) gereğini yapanı sapık sayar, (doğru yolda olmanın) gereğini yapanı da yoluna kabul eder. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O’dur. (İbrahim 4)

Peygamberler gönderildiği bölgeye insanların anladığı dilde tebliğ yapacak ki herkes Allah ne diyor, ne istiyor anlasın. Kur'an'ın Arapça olmasının sebebi son peygamberin Arapların içinden seçilmesidir. Allah Sebe yirmi sekizinci ayette ise şöyle diyor ;

Biz seni bütün insanlara, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ama çoğu insan bunu böyle bilmez. (Sebe 28)

Peygamber bütün insanlara gönderildiyse o zaman herkes Kur'an'ı anladığı dilde okuması gerekir çünkü okuyan kişi bir tercihte bulunacak, ya görmezden gelip kafirliği tercih edecek ya da kabul edip Allah'ın yoluna girecek. İbrahim dördüncü ayete göre Allah kişinin yönelişine göre ya sapıklıkta bırakacak ya da Hidayet edecek. Bu yüzden herkes Kur'an'ı anladığı dilde okuması gerekir. "Efendim biz müslümanız hidayeti tercih ettik" diyen olursa, o zaman da yukarıda Furkan suresinden verdiğim örnek gibi Allah bizden nasıl olmamızı istiyor bilmek durumundayız. Bunun yolu da Kur'an'ı Türkçe okumaktır.

Onlarca ayette Kur'an'ın aklını kullananlar için "öğütler" içerdiği yazıyor. Bu öğütleri anlamadan Arapça okumak Allah'a karşı saygısızlık olmuyor mu? Bir Japon'a Arapça Kur'an versek "bunda çok öğüt var, bu Kitabı oku" desek "ben bu dili bilmiyorum, okuyamam" diyecektir. Arapça bilmeyen bir Türk'e Arapça Kur'an verince "ben okurum" diyor. Diğer herkes okuyamıyor da sen nasıl okuyorsun? Okumaktan kastı harfleri telaffuz etmek.

Kur'an Okunup Sevap Alınacak Bir Kitap Değildir

Anlamadan okunan Kur'an'ın sevabı olmaz. Kur'an okunup sevap alınacak bir kitap değildir. Kur'an, okunup tavır alınacak bir kitaptır. Allah benden ne istiyor bunu bileceğim ki ona göre tavır alayım, sevabı da Allah'ın "yap dediği" ya da "yapma dediği" şeyleri hayatıma geçirdiğim zaman alırım. Ben Kur'an'da anlatılan örnek müminlerin ayetlerin çıkarttım - yandaki menüde görebilirsin - bir tane bile anlamadan okuduğu Kitaptan sevap alan insanlar sayılmıyor ama Allah'ın emir ve yasaklarını yapan, hayatına geçiren insanlara anlatıyor. Kur'an'ı anladığım dille okuyacağım ki bunlar neymiş görebileyim.

6236 Ayetin Kaç Tanesini Biliyoruz?

Biz Müslümanlar sadece namaz, zekat, oruç, kurban, başörtüsü konularında Müslümanız. Bunlar çok önemli. Asla hafife aldığım yoktur ama Kur'an 6236 ayet. Allah geri kalan ayetlerde neler istiyor? Allah bir toplumun düzenli yaşayabileceği, Evlilik, Miras, Ceza, Savaş Hukuku gibi pek çok konuda düzenlemeler yapmış. Çoğu Müslüman medeni hukuku bilir ama Kur'an'da anlatılan evlilik şartlarını bilmez. Bu sadece bir örnek. Kur'an hayatımıza girmiyor. Bir sıkıntımız olunca Mezhep kitaplarından çare arıyoruz ama Mezhep kitapları Kur'an'a yüzde yüz aykırı hükümlerle dolu. Merak eden Hanefilerin temel kitabı olan el Hidaye'de ki Boşanma bölümünü okusun bir de Kur'an'da ki boşanma ayetlerine baksın. Ayetlerin hiç birisini El Hidaye'de göremeyecektir.

Kur'an hayatımıza girseydi çöplerden yemek arayan insanlar olmazdı çünkü İnfak ayetlerini bilirdik ve bu manzaralar hiç olmazdı. Kur'anda ki İnfak ayetlerini gördüğüm için bu fotoğraflar beni rahatsız ediyor. Biz insanlar rahatsız oluyorsak Allah hakkımızda ne düşünüyor merak ediyorum.

çöplükten yemek arayanlar

Biz Müslümanlar Allah'ın pek çok emir ve yasağını bilmiyoruz. Kur'an hayatımıza girmiyor. Allah rahmet eylesin Ali Küçük Hoca bu konuda çok güzel bir tespit yapmış. "Müslüman dünyasında bu kadar çok Kur'an'ı Kerim okunuyor ama niçin üzerimize sekînet inmiyor" diye soruyor.

"Kur'an okuyoruz ama niçin sekînet inmiyor üzerimize" - Ali Küçük (4 Dakika)