Konular

Hacla İlgili Ayetler

İniş Sırasına Göre


Medeni Sureler

BAKARA SURESİ

İniş Sırası: 87 • Mushaf Sırası: 2 • Medeni Sure • 286 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


158. Safâ ile Merve Allah’a kulluğun simgelerindendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi tavaf ederse, o ikisini sa’y etmesinde bir günah yoktur.[*] Kim bir iyiliği içinden gelerek yaparsa bilsin ki her şeyi bilen ve yapılan iyiliğin karşılığını veren Allah’tır.

[*] Cahiliye Arapları Safa ile Merve tepelerine İsaf ve Naile adında iki put koymuştu. Müslümanlar bu yüzden sa’y’i terk ettiler. Bu âyet sa’yin o putlardan dolayı yapılmadığını bildirmektedir. “Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın” (Bakara 2/196) emri de say’i terk etmenin, bu iki ibadet için eksiklik olduğunu, mutlaka yapılması gerektiğini bildirmiştir.


189. Sana hilâlleri[1*] soruyorlar. De ki: “Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. İyilik Allah’tan çekinerek kendinizi korumanızdır.[2*] Evlere kapılarından girin.[3*] Allah’tan çekinip korunun ki umduğunuza kavuşasınız.”

[1*] Yeni ay, güneşten sonra batan hilal ile başlar. “Güneş ile Ay, bir hesaba göredir.” (Rahmân 55/5) Nebîmizin yanında bu hesabı yapacak kimse olmadığı için şöyle demişti: “Biz ümmi bir toplumuz; yazı yazmaz, hesap yapmayız.” “Hilali görünce oruç tutun, tekrar görünce orucu bırakın, hava bulutluysa ayı otuza tamamlayın.” (Müslim, Sıyâm, 1080, 1081 )

[2*] Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından meâlde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49’un dipnotu)

[3*] Nebîmize hilal hesapları sorulmuş olmalıdır. Ona, uzmanı olmadığı bir soruyu sormak, eve tersten girmek olur.


196. Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.[1*] Eğer engellenecek olursanız, kolayınızda olan bir hedy kesin. Hedy, mahilline[2*] varıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden biri hasta olur yahut başında bir rahatsızlığı bulunur da tıraş olursa, fidye olarak ya oruç ya sadaka ya da kurban gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden yararlanan kişi, kolayında olan bir hedy keser. Bulamayan, üç gün hacda, yedi gün de geri döndüğünde oruç tutar. Toplamı on gün eder. Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun. Bilin ki Allah, yapılan işle orantılı sevap verir.

[1*] Müslümanlar başlangıçta say yapmıyorlardı. Bu âyet onu emretmiştir. (Bakara 2/158)’in dipnotuna bkz.

[2*] Hedy, hacının yanında getirdiği kurbanlık hayvandır. Mahill, kesim vakti veya kesim yeri demektir. Hedyin kesim yeri harem bölgesi, kesim vakti de kurban bayramı günleridir (Hac 22/28).

197. Hac ayları bilinen aylardır.[1*] Kim o aylarda hacca başlarsa (ihrama girerse), cinsel içerikli sözler söyleyemez,[2] günaha giremez ve kavga edemez. İyilik olarak ne yapsanız, Allah onu bilir. Siz azık biriktirin, kendini (günahlardan) korumak en iyi azıktır. Ey sağlam duruşlu[3*] olanlar, yalnız benden çekinerek korunun!

[1*] eşhur = aylar çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçtür. “İçinde haccı barındıran” anlamına gelen Zilhicce, haccın yapıldığı ay olduğundan Zilhicce’den sonra hacca başlanamaz. Bu ibadete Şevval, Zilkade ve Zilhicce’de başlanabilir.

[2*] Cinsel içerikli söz yasaksa, cinsel ilişki öncelikle yasak olur.

[3*] Aklı ile kalbini birleştiren kişilere ulü’l-elbâb denir. (Bkz. Bakara 2/179'un dipnotu.)

198. (Hac aylarında) Rabbinizden bir ikramın (kazancın) peşinde olmanızın size bir günahı olmaz.[*] Arafat’tan sel gibi aktığınız zaman Meş’ar-i Haram yanında (Müzdelife’de) Allah’ı anın (namaz kılın). O size nasıl gösterdiyse, öyle anın (namaz kılın). Doğrusu, bundan önce yanlış yoldaydınız.

[*] Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Âyete göre hacı, kazanç amacıyla panayırlara katılabilir.

199. Sonra insanların (daha önce) aktıkları gibi siz de akın. Allah’tan bağışlanma isteyin. Allah bağışlar, iyiliği boldur.

200. Hac ibadetinizi yaparken[1*] Allah’ı, babalarınızdan aklınızda kaldığı gibi[2*], hatta daha güçlü dualarla anın. İnsanlardan kimi der ki: “Rabbimiz! Bize ne vereceksen, bu dünyada ver!” Onun ahiretle ilgili bir kazanımı olmaz.

[1*]

[2*] Bize göre âyetin tefsiri şöyledir: يذكرون الله آباءكم ذكرتم كما = Allah’ı babalarınızdan öğrendiğiniz gibi anın.

201. Kimileri de şöyle der: “Rabbimiz! Bize bu dünyada güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!”

202. Bunlardan her birine kazandıklarından bir pay vardır.[*] Allah hesabı çabuk görür.

[*] İstediğini elde etmek için dua yetmez, çalışmak da gerekir.

203. Allah’ı (hac günlerine) eklenmiş[1*] günlerde de (babalarınızdan öğrendiğiniz gibi) anın. Kim acele eder, (Mina’dan) iki günde dönerse, sevabında bir eksilme olmaz[2*]. Geciken kişinin de sevabında bir eksilme olmaz. Bu, çekinenler için böyledir. Allah’tan çekinip korunun ve bilin ki huzurunda toplanacağınız zat O’dur.

[1*] معدودات = madudât معدود=madud’un çoğuludur, peşpeşe eklenmiş anlamına gelir. (Müfredat) Hac, bir ibadet olduğu için eklemeyi Allah’tan başkası yapamaz. Bunlar, kurban bayramının birinci gününe eklenen ve eyyam-ı teşriq olarak bilinen üç gündür. Bu günlerin zikri, şeytan taşlama sırasında yapılan dualardır.

[2*] Ayetteki إِثْمَ =ism, kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır. (Müfredât).

AL-İ İMRAN SURESİ

İniş Sırası: 89 • Mushaf Sırası: 3 • Medeni Sure • 200 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


96. İnsanlar için kurulan ilk ev, elbette Bekke[*]'de olandır. Bereketlidir ve herkese doğru yönü (kıbleyi) göstersin diye kurulmuştur.

[*] Bekke, التباك=tebâkk kökünden birbirini ezecek şekilde oluşan kalabalık anlamına gelir. Tavaftaki aşırı kalabalıkta insanlar birbirini itip kaktığı için Mekke’ye bu ad verilmiştir. (Müfredat)

kabe fotoğrafı


97. Orada açık göstergeler (ayetler)[1*], İbrahim'in (ibadet için) durduğu yerler[2*] vardır. Oraya giren kişi, güvende olur. Bir yolunu bulup gidebilenlerin, o Beyt’te (Kâbe’de) hac yapması, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim bunu görmezlikten gelirse bilsin ki Allah’ın kimseye ihtiyacı yoktur.

[1*] Âyet, gösterge ve delil demektir. (Müfredât)

[2*] Zannedildiği gibi Makam-ı İbrahim, Kâbe’nin yanında korunan 50 cm. uzunluğundaki taş değildir. Makam, duracak yer veya yerler demektir. Çoğul olarak da kullanıldığından “ayâtun beyyinatun = açık göstergeler” ifadesi makam’ın bedeli yani açıklamasıdır. Arap dili açısından makam bedel, “ayâtun beyyinatun = açık göstergeler” ifadesi de mübdelün minh olur ve İbrahim’in ibadet için durduğu yerlerin göstergelerinin olduğunu ifade eder. Onlar; Arafat, Müzdelife, Mina, Kâbe, Safa ve Merve’dir. Hac ibadeti oralarda yapılır. Nuh tufanında Kabe yıkılmış, hac ibadetinin yapıldığı diğer yerler de unutulmuştu. İbrahim aleyhisselam Kâbe’yi yeniden yapınca: “Bize hac ibadetini yapacağımız yerleri (menâsiki) göster” (Bakara 2/128) diye dua etmiş Allah da göstermişti. Bu sebeple makam-ı İbrahim, İbrahim aleyhisselamın kendisiyle ilgili değil, hac ibadetinin yapıldığı yerlerle ilgilidir. İnsanlar o yerleri ondan öğrenmişlerdir.

HAC SURESİ

İniş Sırası: 103 • Mushaf Sırası: 22 • Medeni Sure • 78 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


26. İbrahim’e Beyt’in yerini gösterdiğimiz zaman, “Bana hiçbir şeyi ortak sayma; tavaf edenler, kıyam, rüku ve secde edenler için Beytimi temiz tut” demiştik.

27. İnsanların içinde o haccı ilan et[*] ki yürüyerek ve bitkin binekler üzerinde bütün derin vadilerden geçerek sana gelsinler.

[*] ve ezzin(وَأَذِّن): ilan etmek. Türkçeye ezan olarak geçmiştir. Bu eylem malum olunanın ilanıdır. Örneğin uzun süre işgal altında kalan bir şehirde zafer elde edildikten sonra okunan ezan, insanlara kılamadığımız o namazı tekrar kılabileceğimizin ilanıdır ve bu eylem namaz ibadetinin ilk başlangıcını değil mecburi ara verilen namazın kaldığı yerden devamını ilan eder. Hac için de aynı fiilin kullanılmasından anlaşılacağı üzere Nuh Tufanı sonrası uzun süre sular altında kalan ve yıkıma uğrayan Kabe’nin kaybolmuş yerinin yeniden tespiti ve İbrahim aleyhiselam ve oğulları tarafından onarımını müteakip ilk ümmetlerden beri bilinen hac ibadetinin kaldığı yerden devamının ilan edildiği bildirilmektedir.

28. Gelsinler de kendi menfaatlerini görsünler[*]; belli günlerde de Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlardan en’âm (koyun, keçi, sığır ve deve) üzerine Allah’ın adını ansınlar. Onlardan hem siz yiyin hem de darda olan yoksula yedirin.

[*] Ticaret yapsınlar.

29. Aynı zamanda[1*] tefeslerini (Arafat ve Müzdelife vakfelerini) tamamlasınlar[2*], adaklarını yerine getirsinler[3*] ve o şerefli Beyti (Kâbe’yi) tavaf etsinler.

[1*] Buradaki ثُمَّ kelimesi maa anlamındadır.

[2*] Tay kabilesinden Urve b. Mudarris dedi ki, Resulullah sallallaha aleyhi ve seleme geldim, Cem’de (Müzdelife’de) vakfe yerindeydi. Dedim ki, “Ya Resulellah, Tay dağından geldim. Bineğim perişan oldu, kendimi de yordum. Vallahi üzerinde beklemediğim bir kum tepesi olmadı, ben hacı olabilir miyim? Resulullah sallallahu aleyhi ve selem dedi ki (“Kim bizimle birlikte şu namazı kılar ve daha önce gece veya gündüz Arafat’a gelmiş olursa haccını tamamlamış, tefesini yerine getirmiş olur”. Ebû Davûd, “Mensik”, 69, II, 487; Tirmizî, “Hac”, 57, III, 238, No:891; Nesâî,“Menâsik”, 211, V,263; Ahmed, IV, 261; Dârimî, “Hac”, II,59; İbn Mâce, “Menâsik”, 57, II, 1004; İbn Hıbbân, “Hac”, No:3839, V, 61)

[3*] Kurbandan daha önce bahsedildiği için buradaki adaklar hacının, ihrama girmekle birlikte üstlenmiş olduğu görevlerdir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca başlarsa, hac sırasında ne müstehcenlik yapar, ne günaha girer, ne de kavga eder.” (Bakara 2/197)


34. Her toplum (ümmet) için bir mensek[*] yaptık ki kendilerine rızık olarak verdiğimiz en’am (koyun, keçi, sığır ve deve) cinsinden hayvanları Allah’ın adını anarak kessinler. Hepinizin ilahı bir tek ilahtır; O’na teslim olun. Alçak gönüllülere müjde ver.

[*] Mensek: Kurban kesme yeri, kurban kesme zamanı ve kurban anlamlarına gelir. Burada kurban ve kurban kesme zamanı anlamları uygun düşmektedir.


36. Sizin için de bedence gelişmiş kurbanlık hayvanları[*] Allah’a kulluğun simgelerinden yaptık. Onlarda sizin için fayda vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları yere yapıştığı zaman onlardan hem siz yiyin, hem kendi halinden memnun olana hem de isteyene yedirin. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik; belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

[*] Büdn, müsinn yani yaşını tamamlamış ve büluğa ermiş hayvan demektir.

37. Onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır; ona ulaşacak olan sizin takvanızdır[1*]. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki Allah’ın yol göstermesine karşılık tekbir[2*] getiresiniz. Sen güzel davrananlara müjde ver.

[1*] Allah’tan çekinerek kendini koruma, kendini(fıtratını) bozmama isteği. Bakınız Bakara 2/2.

[2*] Tekbir: saygı göstermek, hayran olmak, önünde saygı ile eğilmek, ululamak, tapmak (Örneğin: ‘Allah-u ekber: Allah en büyüktür’ demek.)

MAİDE SURESİ

İniş Sırası: 112 • Mushaf Sırası: 5 • Medeni Sure • 120 Ayet

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


2. Ey inanıp güvenenler! Allah’a kulluğun simgelerini[1*], haram aylarını, hedyi[2*], gerdanlığı olan kurbanlıkları[3*], Rablerinin ikramını ve rızasını elde etmek için Kâbe’ye yönelenleri basite almayın. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram’a girmenizi engellediler diye bir topluluğa duyduğunuz öfke, sakın sizi aşırılığa sevk etmesin. İyilikte ve yanlışlardan korunmada (takvada) yardımlaşın ama günahta ve taşkınlıkta yardımlaşmayın. Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun. Allah, suçla ceza arasında sıkı bağ kurar.

[1*] Bunlar menasik-i hac denen ve hac ibaretinin yapıldığı yerler olan Ka’be, Safa ile Merve, Arafat, Mina ve Müzdelife’dir.

[2*] Hedy, hacının yanında getirdiği kurbanlık hayvandır. Mahill, kesim vakti veya kesim yeri demektir. Hedyin kesim yeri harem bölgesi, kesim vakti de kurban bayramı günleridir. (Hac 22/28).

[3*] Bir hayvanın kurban olarak belirlendiğini göstermek için boynuna takılan halka, nişan ve işarete verilen ad. Kurbanların gerdanına haremdeki bazı ağaçların iç kabuğu bağlanırdı. Bunlar onların gerdanlığı oldurdu. Böyle gerdanlıklı olmayan kurbanlıklara “hedy” denirdi. (Taberi)


97. Allah Kâbe’yi; o saygıdeğer binayı, insanların dirliğine sebep kıldı. Haram ayını, boyunlarına gerdanlık bağlanmış veya bağlanmamış kurbanları da öyle yaptı. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini bilmeniz içindir. Allah, her şeyi bilir.