Konular

Faizi Yasaklayan Ayetler

İniş Sırasına Göre


RUM SURESİ

İniş Sırası: 84 • Mushaf Sırası: 30 • Mekki Sure • 60 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


39. İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç[1] Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; mallarını kat kat artıranlar zekât verenlerdir.

[1] “Faizli borç” diye meal verdiğimiz “min ribe = مِن رِبًا” ifadesi “li riben = لِربا” taktirindedir. Devamındaki liyerbuve = ‘لِّيَرْبُوَ’nin başında da lam = لِ harf-i cerri olduğu için birincisinde aynı anlamda min = مِن kullanılmıştır. Buradaki riba, faizli borç anlamında mecazdır. Ayete genellikle şöyle bir meal verilir: “İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz” Böyle bir faiz olmayacağından kelimeye faizli borç dışında bir anlam verilemez.

Medeni Sureler

BAKARA SURESİ

İniş Sırası: 87 • Mushaf Sırası: 2 • Medeni Sure • 286 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


275. Faiz yiyenler, şeytanın aklını çeldiği[*] kimsenin tavrından farklı tavır göstermezler. Bu (şeytanca tavır,) onların “Alım-satım, tıpkı faizli işlem gibidir.” demeleridir. Allah, alım-satımı helâl, faizli işlemi haram kılmıştır. Kime Sahibinden (Rabbinden) bir öğüt ulaşır da faiz almayı bırakırsa, önceden aldıkları kendine kalır. Onun işi Allah’a aittir. Kim de devam ederse, onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır.

[*] Ayette geçen, tehabbut ????, “takılıp aklını çelme ve aklını bozma” anlamlarına da gelir (Lisân, Tâc’l-arûs).

276. Allah, faizli işleri dara sokar, sadakaları/zekâtı büyüme aracı yapar.[*] Allah, âyetleri görmezlik eden suçluların hiçbirini sevmez.

[*] Faiz, ekonomiyi daraltır, zekât geliştirir. “İnsanların malları içinde artsın diye faize verdiğiniz şey (borç) Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; kat kat artıranlar zekât verenlerdir. (Rum 30/39)


278. Ey inanıp güvenenler, Allah’tan çekinerek korunun! O’na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin![*]

[*] Allah'ın elçisi Veda Hutbesinde şöyle demiştir: “Cahiliye faizi kaldırılmıştır. Kaldırdığım İlk faiz, bizim faizimiz, Abbas b. Abdulmuttalib’in faizidir. Onun tamamı kaldırılmıştır.”(Ebû Dâvûd, Menâsik, 57,h. 1905)

279. Eğer vazgeçmezseniz, Allah’a yani Allah’ın kitabına[*1] karşı savaşmakta olduğunuzu bilin. Tevbe ederseniz (hatanızdan tam olarak dönerseniz), ana mallarınız sizindir[*2]; böylece ne haksızlık edersiniz ne de haksızlığa uğrarsınız.

[*1] Resul (رسول), “gönderilen”demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur’an’daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah’ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmran 3/144) Artık aramızdaki resul, Kur’an olduğu için bu gibi âyetlerde kelimeye başka anlam verilemez.

[*2] Ana malın yani borç olarak verilen şeyin üstündeki her fazlalık faizdir; ancak kağıt para sisteminde paranın satın alma gücü esastır. Ayetin devamındaki haksızlık etmemek ve haksızlığa uğramamak ifadesine bakıldığında, satın alma gücündeki değişikliğin dikkate alınması, yani enflasyon farkı, faiz kapsamına girmez.

280. Borçlu darlık içinde ise, rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya/zekâta[*] saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

[*] (Tevbe 9/60.) âyette sadaka, zekât anlamında kullanılmış ve borçlular zekât alanlardan sayılmışlardır.

AL-İ İMRAN SURESİ

İniş Sırası: 89 • Mushaf Sırası: 3 • Medeni Sure • 200 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


130. Ey Allah’a güvenenler (müminler)! Değişmez özelliği kat kat katlanıp artma olan faizi yemeyin[*]. Allah'tan çekinin ki umduğunuza kavuşasınız.

[*] Katlanarak artma faizin değişmez özelliğidir. Mesela %5 faizle alınan borç zamanında ödenmezse onun faizi katlanarak artacaından âyetteki أَضْعَافًا مُّضَاعَفَةً ribanın hali-i sabitesi yani değişmez özelliğidir.. Arap dilinde hal, geçici bir durumu anlatıyorsa ona müntakile veya mütenakkile, sürekliliği anlatyorsa ona da hal-i sabite denir. Kat kat katlanarak artmak ribanın değişmez özelliği olduğu için ayete yukarıdaki meal dışında meal vermek uygun olmaz.

131. Ayetleri görmezlik edenler (kâfirler) için hazırlanmış olan o ateşten kendinizi koruyun.

132. Allah'a yani gönderdiği Kitab’a[*] gönüllü olarak boyun eğin ki iyilik bulasınız.

[*] Resul (رسول) kelimesine “gönderilen” anlamı verilebilir. Çünkü bir bilgiyi iletmek için gönderilen kişiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir. (Müfredat) Bilgi daha önemli olduğundan Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmran 3/144) Allah’ın son Nebîsi öldüğü için resul kelimesine, yerine göre elçi veya Allah’ın gönderdiği kitap anlamını vermek gerekir.

133. Rabbiniz tarafından bağışlanmayı ve genişliği gökler ile yer arası kadar olan Cenneti kazanmak için yarışın. Orası, müttakiler (kendini yanlışlardan koruyanlar) için hazırlanmıştır.

NİSA SURESİ

İniş Sırası: 92 • Mushaf Sırası: 4 • Medeni Sure • 176 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


160. O zamanda yaşamış Yahudiyim diyenlerin zalimlikleri ve çoğu kimseleri Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle önceleri kendilerine helal kılınmış birçok temiz ve hoş nimetleri haram ettik.

161. Kendilerine yasak edildiği halde faiz alırlar[1*] ve insanların mallarını uydurma (batıl) yollarla yerler. Onların kâfir olanlarına acıklı bir azap hazırlamışızdır.

[1*] «Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız. Yabancıdan faiz alabilirsiniz ama kardeşinizden almayacaksınız. Böyle yapın ki, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede el attığınız her işte Tanrınız RAB sizi kutsasın. Tesniye Bap 23.

Bu ayete göre "Yabancıdan faiz alabilirsiniz ..." sözü Tevrat'a sonradan eklenmiştir.