Konular

Cehennemlik İnsanları Anlatan Ayetler

İniş Sırasına Göre


ALAK SURESİ

İniş Sırası: 1 • Mushaf Sırası: 96 • Mekki Sure • 19 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. Yok, yok… İnsan kesinlikle taşkınlık eder;

7. Kimseye ihtiyacı kalmadığını görürse eğer!

8. Nasıl olsa herkes Rabbinin huzuruna çıkarılacaktır.

9. Engelleyen o kişinin durumunu düşündün mü?

10.Görevini yapmakta olan bir kulu!

11. Hiç düşünmez misin be adam! Engellediğin kişi ya doğru yoldaysa!

12. Ya yanlışlardan korunma tavsiyesinde bulunuyorsa!

13. Baksana! Ya kendisi yalan söylüyor ve doğrulara sırt çeviriyorsa!

14. O adam Allah’ın onu gördüğünü bilmez mi?

15. Yok, yok… Vazgeçmezse tutup çekeriz perçeminden,

16. Yalancı ve suçlu perçeminden!

17.Yandaşlarını çağırsın bakalım (çağırabilirse),

18. Biz de zebanileri[*] çağıracağız.

[*] Suçluları cehenneme götüren ve cehennemi yöneten melekler.

19. Yok, yok… Ona boyun eğme, sen Allah’a boyun eğ ve O’na yakın ol!

KALEM SURESİ

İniş Sırası: 2 • Mushaf Sırası: 68 • Mekki Sure • 52 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


36. Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz öyle?

37. Yoksa ders yaptığınız özel bir kitabınız mı var?

38. Onda ‘hayal/arzu ettiğiniz her şey sizindir’ diye (yazan).

39. Yoksa sizin için üzerimizde, kıyamet gününe kadar sürecek yeminler mi var? ‘Hükmettiğiniz her şey olacak’ diyen.

40. Sor onlara! Onlardan hangisi, buna kefil/bu iddianın savunucusu olacak?

41. Yoksa onların ortakları mı var? Öyleyse ortaklarını getirsinler, doğru sözlü iseler.

42. Perdenin kalktığı/her şeyin açığa çıktığı ve secdeye davet edildikleri o gün, güç yetiremezler (secde etmek isterler ama edemezler).

43. Gözleri perişandır/düşük bir halde, onları bir zillet kaplamıştır. Halbuki onlar, (dünyada) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.

44. Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz onları derece derece, bilmedikleri bir yönden azaba yaklaştıracağız.

45. Onlara mühlet veriyorum (biraz zaman tanıyorum). Şüphesiz Benim düzenim sağlamdır.

46. Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da, onlar borçtan ezilmişler mi?

47. Yoksa gayb (bilinmeyen) onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

MÜDDESSİR SURESİ

İniş Sırası: 4 • Mushaf Sırası: 74 • Mekki Sure • 56 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


8. Sura üfürüldüğü gün...

9. İşte o gün zor gündür.

10. Hele kâfirler için; hiç de kolay olmayacak!

11. Tek olarak yarattığım o kişiyi (Velid b. Mugire) bana bırak!

12. Ona ardı arkası kesilmeyen malllar,

13. Yanından ayrılmayan oğullar verdim.

14. Her şeyi önüne serdim.

15. Hâlâ da artırmamı bekliyor!

16. Asla! Çünkü o, ayetlerimiz karşısında inatçılık ediyor.

17. Onu dik yokuşa süreceğim.

18. O düşündü, ölçtü biçti.

19. Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

20. Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

21. Şöyle bir bakındı.

22. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı;

23. Daha sonra geri döndü ve bü­yük­lendi.

24. Arkasından şöyle dedi: “Bu olsa olsa etkilenilen bir büyü olur!”

25. "Bu, olsa olsa bir insan sö­zü olur!"

26. Onu Sakar’da kızartacağım.

27. Sakar nedir? Onu nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)

28. O, ne yaşatır ne yok eder!

29. İnsanın derisini kavurur!

30. Onun üzerinde görevli on dokuz (melek) vardır.

31. O ateşin yöneticilerini meleklerden başkası yapmadık. Sayılarını da sırf kafirler için bir imtihan sebebi yaptık. Böylece kendilerine kitap verilenler kesin kanaate varır; müminlerin güvenleri artar, kendilerine kitap verilenler ile müminler kuşkuya düşmezler. Kalplerinde hastalık olanlarla kafirler de “Allah bu örnekle ne demek istiyor?” derler. Allah, sapıklığın gereğini yapanın sapıklığını onaylar, doğru yolda olmanın gereğini yapanı da yola getirir. Allah’ın ordularını kendi dışında kimse bilmez. O (Kur’an), tüm insanlık için doğru bilgiden başkası değildir

32. Hayır; Ay’ı,

33. dönüp gittiğinde geceyi,

34. ağarırken tan yerini iyi düşünün!

35. İyi anlayın ki Sakar, (Ahiretin) en büyüklerinden biridir;

36. insanoğlu için uyarıdır.

37. İçinizden aşırılık eden veya iyilikten geri kalanlar için uyarıdır.

38. Herkes kendi yaptığına karşılık rehindir.

39. Doğrulardan yana olanlar hali başkadır.

40. Onlar bahçelerde olur, sorup soruştururlar;

41. suçlu olanları...

42. Onlara, “Sizi Sakar’a sürükleyen ne oldu?” diye sorarlar.

43. Onlar da, “Biz namaz kılan kişiler değildik.” derler.

44. “Yoksulları doyurmazdık.

45. Dünyaya dalanlarla dalar giderdik.

46. Hesap günü konusunda da yalan söylerdik.

47. Sonunda ölüm geldi çattı.” derler.

48. Artık şefaatçilerinin şefaati onlara bir fayda vermez.

49. Bunlar nelerine güveniyorlar da akıllarında tutmaları gereken bilgiden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar?

50. Ürkmüş eşekler gibi davranıyorlar,

51. aslandan ürküp kaçan eşeklere benziyorlar.

52. Aslında onlardan her biri, kendine açık seçik sayfalar verilmesini ister.

53. Hayır (herkese sayfa verilmez)! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.

54. Hayır hayır, o (Kur’an) akılda tutulması gereken bilgidir.

55. Gerekeni yapan herkes o bilgiyi kafasına yerleştirir.

56. Allah gerekli desteği vermezse[*] kimse bu bilgiyi kafasına yerleştiremez. Destek verdiği kişi de Allah’a karşı yanlış yapmaktan kaçınan ve affedilmeyi hak edendir.

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. Özne Allah ise “gereğini yarattı” anlamına gelir. (Bkz. Müfredât). Burada yaratılması beklenen şey, o bilgiyi kavrama gücüdür.

TEBBET SURESİ

İniş Sırası: 6 • Mushaf Sırası: 111 • Mekki Sure • 5 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Ebu Leheb’in iki eli kurusun, zaten kurudu da!..

2. Ne malı fayda verdi kendisine, ne de kazandığı...

3. Yakında alevli bir ateşe yaslanacaktır,

4. karısı da odun taşıyıcısı (olarak).

5. Boynunda liften bükülmüş bir ip olduğu halde...

ÂLÂ SURESİ

İniş Sırası: 8 • Mushaf Sırası: 87 • Mekki Sure • 19 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


9. O halde; hatırlat/öğüt ver, öğüt/hatırlatma faydalı olacaksa!

10. Korkan kimse öğüt alacaktır,

11. suçlu ondan kaçınacaktır.

12. O, en büyük ateşe yaslanacaktır.

13. Sonra, orada ölemez ve (oradaki yaşama) yaşamak da denmez.

LEYL SURESİ

İniş Sırası: 9 • Mushaf Sırası: 92 • Mekki Sure • 21 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


8. Her kim de cimrilik eder kendisini yeterli görürse

9. ve en güzel olanı yalanlarsa;

10. Biz de ona en zoru kolaylaştıracağız.

11. (Çukura/mezara) yuvarlandığı zaman, malının ona faydası olmaz.

14. Artık Ben sizi köpürerek yanan bir ateşten uyardım.

15. Ona, suç işleyen en azgınlardan başkası girmez;

16. o ki yalanlamış ve yüz çevirmiştir.

MAUN SURESİ

İniş Sırası: 17 • Mushaf Sırası: 107 • Mekki Sure • 7 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Gördün mü/gözünde canlandırdın mı, dini/ahlaki değerleri yalanlayan o kimseyi?

2. İşte o kimse ki, yetimi itip kakar.

3. Ve yoksulu doyurmaya engel olur/özendirmez (onlar için iş sahaları açmaz).

4. Öyleyse, yazıklar olsun şu namaz kılanlara/ibadet edenlere!..

5. Onlar, ibadetlerinden/namazlarından gafildirler.

6. Onlar, (başkalarını memnun etmek için ibadetle) gösteriş yaparlar.

7. Ve en ufak iyiliğe bile engel olurlar, (basit araç ve gereçleri bile iyilik için vermezler).

NECM SURESİ

İniş Sırası: 23 • Mushaf Sırası: 53 • Mekki Sure • 62 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


33. Şu yüz çevireni gördün mü?

34. Birazcık verdi kalanını ise inatla sıkıca tuttu.

35. Sanki gayb ilmi onun yanında mı ki görüyor?

36. Yoksa, Musa’nın sahifelerindeki şeyler/hükümler, kendisine haber verilmedi mi?

37. Ve çok vefalı İbrahim’in (sahifelerinde) olan?

38. Hiçbir günahkâr bir başkasının günah yükünü yüklenmez.

ABESE SURESİ

İniş Sırası: 24 • Mushaf Sırası: 80 • Mekki Sure • 42 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


17. Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!

18. Allah onu hangi şeyden yarattı?

19. Döllenmiş yumurtadan değil mi? Yarattı, arkasından ölçüsünü belirledi[*].

[*] Ayette geçen فقدره sözü, kaderini belirledi diye tercüme edilebilir. Kader, ölçü demektir. Kaderini belirlemek, ölçüsünü belirlemektir. Her insanın sahip olduğu ölçüler, ana rahminde belirlenir.

20. Sonra yolunu[*] kolaylaştırdı.

[*] “Çalışmalarınız farklı farklıdır. Kim cömert olur ve Allah’tan çekinir, bir de en güzel sözü (Allah’ın âyetlerini) kabul ederse, onu en kolaya, kolayca ulaştırırız. Kim de cimrilik eder ve Allah’tan çekinme ihtiyacı duymaz, en güzel söz (olan âyetler) karşısında da yalana sarılırsa, onu da en zora, kolayca ulaştırırız.” (Leyl 92/4-10)

21. En sonunda onu öldürecek ve mezara koyacaktır.

22. Daha sonra onu, istediği zamanda mezardan çıkaracaktır.

23. Yok, yok… (Sana ihtiyaç duymayan kişi), bu güne kadar Allah’ın verdiği emri tutmadı.

BURUC SURESİ

İniş Sırası: 27 • Mushaf Sırası: 85 • Mekki Sure • 22 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


4. Kahrolsun o hendek arkadaşları,

5. o ateşlerle dolu hendeği hazırlayanlar!

6. Hani onlar, onun çevresinde oturmuşlardı.

7. Ve müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

8. Kendileri onlardan yalnızca güçlü ve övgüye değer Allah’a inandıkları için intikam alıyorlardı.

9. O (Allah) ki; göklerin ve yerin mülkü/yönetimi/imparatorluğu O’nundur. Allah her şeye şahittir

10. Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edenler, sonra da tövbe etmeyenler var ya; işte onlara kesinlikle cehennem azabı vardır. Yakıcı ateş azabı da onlar içindir.

TİN SURESİ

İniş Sırası: 28 • Mushaf Sırası: 95 • Mekki Sure • 8 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Ant olsun incire ve zeytine!

2. Ant olsun Sina Dağına!

3. Ve bu güvenli kente!

4. Doğrusu Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

5. Sonra da ona, aşağıların en aşağısına düşebilme özgürlüğü verdik.

6. Ancak iman edenler ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanlar böyle değil; onlar için hiç kesilmeyecek/kesintisiz bir mükâfat vardır.

7. Böyle iken (ey insan), sana din/ceza/hesap gününü yalanlatan nedir?

8. Allah yargıçların yargıcı değil midir?

HÜMEZE SURESİ

İniş Sırası: 32 • Mushaf Sırası: 104 • Mekki Sure • 9 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle alay eden her kişinin vay haline!

2. O, mal toplamış onu sayıp durmuştur,

3. malının kendisini ebedileştireceğini sanarak!

4. Hayır hayır! Muhakkak ki o, Hutame’ye atılacaktır.

5. Hutame nedir, sen bilir misin?

6. O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.

7. Yüreklere işler.

8. Şüphesiz o, onların üzerine kapatılacaktır;

9. uzatılmış geniş sütunlara bağlı bir halde...

BELED SURESİ

İniş Sırası: 35 • Mushaf Sırası: 90 • Mekki Sure • 20 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


19. Ayetlerimizi inkâr edenler ise onlar, kitabı solundan verilenler/merhametsizliğin arkadaşlarıdır!

20. Üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır!

SAD SURESİ

İniş Sırası: 38 • Mushaf Sırası: 38 • Mekki Sure • 88 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


55. ... Azgınlar için de elbette kötü bir dönüş yeri vardır.

56. Cehennem!.. Onlar, işte oraya yaslanırlar. Ne kötü bir döşek!

57. İşte böyle/inkârcılar artık tatsınlar onu; kaynar su ve irin!

58. O türden başka, çeşit çeşit (azap) daha vardır.

59. (Azdıranlara): “İşte şunlar da; körü körüne size uyan bu topluluk da, sizinle beraber cehenneme girecek” (denir). (Uyulanlar, uyanlara): “Onlar rahat yüzü görmesin, onlar mutlaka cehenneme atılacaklardır” (diyerek; onları yanlarında görmek istemeyeceklerdir).

60. (Uyanlar, uyulanlara) derler ki: “Hayır, aksine sizler; asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu azabı bize siz sundunuz. Bu ne kötü bir duraktır!”

61. “Rabbimiz!” diye yalvaracaklar; “Bizim buraya girmemize kim sebep olduysa, onun ateşteki azabını kat kat arttır.”

62. Ve ekleyecekler: “Bize ne oldu böyle? Kendilerini (dünyada) kötü saydığımız o adamları görmüyoruz.

63. Onlar, alay konusu ettiklerimiz değil miydi? Yoksa şimdi, onları gözden mi kaçırdık?”

64. Şu cehennem ehlinin böyle birbiriyle çekişip tartışması,

ARAF SURESİ

İniş Sırası: 39 • Mushaf Sırası: 7 • Mekki Sure • 206 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


35. Ey Âdemoğlulları (ve kızları!) Size içinizden, ayetlerimi haber verip açıklayan elçiler geldiğinde, kim sakınır ve kendini düzeltirse; işte onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

36. Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenlere gelince; işte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar orada sonsuz kalıcıdırlar.


40. Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; göğün kapıları onlara açılmayacak ve deve iğne deliğinden nasıl ki geçmez, onlar da cennete giremeyeceklerdir. Biz, suçluları işte böyle cezalandırırız.

41. Onlar için cehennemden döşekler ve üstlerine de örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.


146. Yeryüzünde haksız yere büyüklenenler, ayetlerime/mucizelerime mani olamayacaklar. Onlar, her bir mucizeyi/ayeti görseler de onlara inanmıyorlar. Akıl ve doğruluk yolunu görseler de onu yol edinmiyorlar. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol ediniyorlar. Öyledir, çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onları umursamaz oldular.


147. Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların, amelleri/yaptıkları bütün işler boşa gitmiştir. Onlar, işlemiş oldukları şeylerden başkası ile mi cezalandırılacaklardı?


182. Ayetlerimizi yalanlayanları ise; bilmedikleri yönden derece derece helâke yaklaştıracağız.

183. Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz ki Benim planım sağlamdır.

184. Düşünmediler mi? Arkadaşlarında bir mecnunluk olmadığını! O ancak apaçık bir uyarıcıdır.

CİN SURESİ

İniş Sırası: 40 • Mushaf Sırası: 72 • Mekki Sure • 28 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


21. De ki “Size bir zarar verecek güçte olmadığım gibi sizi olgunlaştıracak güçte de değilim.”

22. De ki “Hiç kimse beni Allah’tan kurtaramaz. O’ndan başka bir sığınak da bulamam.

23. Benim görevim, Allah'tan geleni, O’nun gönderdiklerini tebliğden ibarettir. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse yeri cehennem ateşidir. Onlar orada ölmezler, sonsuza dek kalırlar.

24. Bu gibiler tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az sayıda olduğunu öğreneceklerdir.”

25. De ki “Tehdit edildiğiniz şey yakında mı olacak yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirlemiş; ben onu bilemem.”

26. Bütün gizli bilgileri (gaybı) bilen O’dur. O, gaybını kimseye açmaz;

27. uygun bulduğu bir elçi olursa başka. Onun da önüne ve arkasına gözcüler diker.

28. Bunu yapar ki o elçi, Rabbi tarafından gönderilenleri, meleklerin ona tam olarak ulaştırdığını, getirdiklerinin hepsini aldığını ve her şeyi tek tek kav­radığını bilsin.

YASİN SURESİ

İniş Sırası: 41 • Mushaf Sırası: 36 • Mekki Sure • 83 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


45. Onlara: “Önünüzdeki ve arkanızdaki şeylerden sakının. Belki merhamet olunursunuz” denildiği zaman (aldırmazlar).

46. Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyegörsün, mutlaka ondan yüz çeviricidirler.

47. Onlara: “Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden verin”, denildiği zaman inkârcılar iman edenlere dediler ki: “Allah’ın dilerse kendisini doyuracağı kimseyi biz mi doyuracak mışız? Siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

48. “Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu tehdit ne zamanmış?” diyorlar.

49. Onlar sadece tek bir çığlık bekliyorlar! Onlar çekişip dururlarken o (çığlık) kendilerini yakalar

50. Artık ne bir vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

FURKAN SURESİ

İniş Sırası: 42 • Mushaf Sırası: 25 • Mekki Sure • 77 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


10. O mübarektir, yücedir! Diler ise sana bundan daha hayırlısını verir; altlarından ırmaklar akan bahçeler ve senin için saraylar!

11. Aksine onlar kıyamet saatini yalanladılar. Biz de kıyamet saatini yalanlayan kimse için, çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

12. (Ateş) uzak bir yerden onları gördüğü zaman, onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.

13. Zincirlere bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu çağırırlar.

14. “Bugün tek bir yok oluş/ölüm çağırmayın, ölümü/yok oluşu bir çok kez çağırın.”

15. De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa kötülükten sakınıp iyi işler yapanlara vadedilen sürekli cennet mi daha hayırlıdır? Onlar için mükâfat ve güzel bir sonuç vardır.”


32. İnkâr eden kimseler dediler ki: “Kur’an ona bir defada toptan olarak indirilmeli değil miydi?” Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için böyle (Sure Sure, Bölüm Bölüm) yaptık. Onu (Kur’an’ı) ağır ağır, anlamaya çalışarak ve içine sindire sindire oku!.

33. Onlar hiçbir misal getirmezler ki; Biz de sana hakkı/gerçeği ve tefsir/açıklama olarak en iyisini getirmiş olmayalım.

34. O kimseler; yüzüstü cehenneme toplanırlar, işte onlar, yerce çok kötü ve yolca da çok sapıktırlar.

FATIR SURESİ

İniş Sırası: 43 • Mushaf Sırası: 35 • Mekki Sure • 45 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


36. İnkâr eden kimselere cehennem ateşi vardır. Onlara, ölsünler diye hükmedilmez ki ölsünler! Ve onlardan cehennem azabı hafifletilmez. Her bir nankörü işte böyle cezalandırırız!

37. Onlar orada feryat ederler: “Rabbimiz! Bizi çıkar, yapmış olduğumuz amellerin dışında faydalı işler yapalım...” “Öğüt alan kişinin öğüt alacağı kadar, size bir ömür vermedik mi/yaşama hakkı tanımadık mı? Size uyarıcı da geldi. Öyleyse tadın azabı! Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”

MERYEM SURESİ

İniş Sırası: 44 • Mushaf Sırası: 19 • Mekki Sure • 98 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


58. İşte bunlar (yukarıda anlattığımız elçiler), Allah’ın kendilerine nimet verdiği elçilerden; Âdem’in soyundan, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in (Yakub’un) soyundan, doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendirler. Onlara Rahmân’ın ayetleri okunduğu zaman, ağlayarak secdeye kapanırlardı.

59. Onlardan sonra arkalarından öyle bir nesil geldi ki, Salâtı/Namazı zayi ettiler (gereken önemi vermediler) ve şehvetlerine uydular. Azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.

60. Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanlar hariç, işte onlar cennete girerler ve hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.


66. Bütün bunlara rağmen insan der ki: “Öldükten sonra mı tekrar diri olarak çıkarılacağım?!”

67. İnsan hiç düşünmüyor mu? Daha önce hiçbir şey değilken Biz kendisini yarattık!

68. Rabbine ant olsun mutlaka onları ve şeytanları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız, diz çökmüş bir halde...

69. Sonra her gruptan, Rahmân’a karşı çıkmakta en inatçı hangisi ise ayıracağız.

70. Sonra şüphesiz Biz; oraya atılmaya uygun olan kimseleri daha iyi biliriz.

71. Sizden oraya uğramayacak yoktur. Bu Rabbinin üzerine aldığı kesinleşmiş bir karardır.

72. Sonra sakınıp korunan kimseleri kurtarırız, zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.

77. Ayetlerimizi inkâr eden şu kimseyi gördün mü? Dedi ki: “Elbette bana mal ve çocuk verilecektir.”

78. O gayba mı tanık oldu veya Rahmân’ın katından bir söz mü aldı?

79. Hayır hayır, öyle değil! Dediklerini yazacağız ve onun için azabı uzattıkça uzatacağız.

80. Onun dediklerine Biz vâris oluruz ve kendisi tek başına Bize gelir.

81. Destek almak için Allah ile aralarında bir takım ilahlar edindiler.

82. Böyle şey olmaz. Onlar (uydurdukları ilahlar), bunların yaptığı kulluğu tanımayacak, bunlara karşı çıkacaklardır.

83. Görmedin mi? Biz şeytanları inkârcılara gönderdik, onları oynatıp kışkırtıyorlar.

84. Öyleyse onlar hakkında acele etme! Biz onlar için saydıkça sayıyoruz.

85. O gün korunup sakınanları, ikramla toplayıp Rahmân’a götürdüğümüz gün,

86. suçluları da yaya ve susamış olarak cehenneme süreriz.

87. Rahmân’ın katında bir ahit edinen kimseden başkaları, şefaate malik/sahip olamazlar.

TAHA SURESİ

İniş Sırası: 45 • Mushaf Sırası: 20 • Mekki Sure • 135 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


74. Şüphesiz ki: Kim suçlu olarak Rabbine gelirse, onun için cehennem vardır; orada ölmez ve yaşamaz/oradaki yaşama yaşamak da denmez.


124. Kim Benim zikrimden yüz çevirirse; onun için stres dolu/sıkıcı/mutsuz bir hayat vardır ve kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz.”

125. ”Rabbim” dedi: “Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben görür idim.”

126. (Allah) buyurdu ki: “İşte böyledir. Ayetlerimiz sana geldi. Oysa sen onları unuttun (görmezlikten geldin). Sen de bugün işte böyle unutulursun.”

127. İşte Biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Elbette, ahiret azabı daha şiddetlidir ve süreklidir/sonsuzdur.

VAKIA SURESİ

İniş Sırası: 46 • Mushaf Sırası: 56 • Mekki Sure • 96 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. O olay olunca,

2. Olduğunda onu yalan sayan kimse kalmaz.

3. O (olay), kimini alçaltır, kimini de yükseltir.

4. Ne zaman ki yer, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılır,

5. Dağlar paramparça olur,

6. Sonra yayılmış bir toz haline gelir;

7. Sonra yayılmış bir toz haline gelir;

8. (Birincisi) uğurlular sınıfıdır. Ne mutlu o uğurlu olanlara!

9. (İkinci sınıf) uğursuzlardır. Ne yazık o uğursuzlara!


41. Uğursuz olanlar sınıfına gelince; ne yazık uğursuz olan o kimselere!

42. Zehirli yerde, kaynar sular arasında,

43. Kara bir dumanın gölgesinde olurlar.

44. Orası ne serinletir ne de rahatlık yüzü gösterir.

45. Onlar buraya gelmeden önce şımartılmışlardı.

46. Israrla büyük günahları[*] işler dururlardı,

[*] Kelimeler elif lamlı olduğu için diğer ayetlerde en büyük olduğu belirtilen şirk günahı diye tercüme ettik.

47. “Ölüp toprağa ve kemiklere dönüştükten sonra gerçekten kalkacak mıyız!” diye söylenirlerdi,

48. “Eski atalarımız da mı kalkacak!” derlerdi.

49. Onlara şimdiden de ki “Evet, eskiler de sonrakiler de

50. Hepsi belli günün belli vaktinde bir araya toplanacaklardır.”

51. Siz, ey yoldan çıkmış yalancılar!

52. Siz zakkum ağacından yiyeceksiniz.

53. Karnınızı onunla dolduracaksınız.

54. Üzerine kaynar su içeceksiniz.

55. Susuzluktan yanıp kavrulmuş kimseler gibi içeceksiniz.

56. Bu, uğursuz olanların hesap verme günü ağırlanma biçimidir.

57. Sizi yaratan biziz. Bütün bunların doğru olduğunu keşke kabüllenseydiniz.

ŞUARA SURESİ

İniş Sırası: 47 • Mushaf Sırası: 26 • Mekki Sure • 227 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


88. O gün mal ve oğullar fayda vermez.

89. Ancak, Allah’a temiz bir kalp ile gelenler başka!”

90. Cennet muttakilere yaklaştırılır.

91. Cehennem azgınlara apaçık gösterilir.

92. Onlara şöyle denir: “Kulluk edip durduklarınız nerede?

93. Hani Allah ile aranıza koyduklarınız? Size yardım edebiliyorlar veya kendileri yardım görüyorlar mı?”

94. Oraya tepetaklak atılırlar. Onlar ve azgınlar...

95. Ve İblisin bütün askerleri/taraftarları da...

96. Orada birbirleriyle çekişerek derler ki:

97. “Allah’a yemin olsun biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz.

98. Biz o zaman sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk!

99. Bizi suçlulardan başkası saptırmadı.

100. Artık bizim şefaatçilerimiz yoktur.

101. Sıcak, candan bir dostumuz da yoktur!

102. Şâyet bizim için bir imkân/dönüş daha olsa da, inananlardan olsak.”

103. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ancak onların birçoğu inanmıyor.

104. Şüphesiz O Rabbin; üstün olandır, merhametlidir.

NEML SURESİ

İniş Sırası: 48 • Mushaf Sırası: 27 • Mekki Sure • 93 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Ta. Sin. Bunlar Kur’an’ın ve kainatın gerçekleridir.

2. Bir yol gösterici ve bir müjdedir müminlere/gerçeği araştırıp kabul edenlere!

3. Onlar namazı kılıp gereğini yerine getirirler. Zekâtı verir (vermek için çalışıp kazanırlar) ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

4. Gelecekteki sonsuzluğa inanmayan kimselere gelince; onların işleri kendilerine süslü geliyor, onlar körü körüne bocalayıp duruyorlar!

5. İşte onlar o kimseler ki, azabın en kötüsü onlar içindir. Ahirette de en çok hüsrana uğrayanlardır.

6. Şüphesiz ki bu Kur’an sana; doğruyu bildiren, her şeyi bilen katından verilmektedir.


89. Kim bir iyilik getirirse onun için ondan daha hayırlısı vardır. O gün onlar korkudan emindirler.

90. Kim bir kötülük getirirse yüzüstü tepetaklak ateşe atılır! “Yapmakta olduklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılıyorsunuz?”

İSRA SURESİ

İniş Sırası: 50 • Mushaf Sırası: 17 • Mekki Sure • 111 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


18. Kim bu çabuk geçen dünyayı isterse orada istediğimiz kişiye, onun için varettiğimiz kadarını veririz! Sonra da ona (sonsuz kalmak üzere) cehennemi vatan kılarız. Kovulmuş, kınanmış olarak oraya yaslanır.


97. Allah kimi yoluna kabul ederse doğru yolda olan odur. Kimi de sapık sayarsa Allah ile arasında (onu yola gelmiş sayacak) dostlar bulamazsın[*]. Onları (mezardan) kalkış günü yüzükoyun halde kör, dilsiz ve sağırlar olarak bir araya getiririz. Yerleşecekleri yer cehennemdir; ne zaman ateşi azalsa alevini artırırız.

[*] Bu konudaki karar yalnız Allah’a aittir.

98. Ayetlerimizi görmezlikten gelmelerine karşılık onlara verilen ceza budur. Bir de şöyle demişlerdi: “Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kalkacağız?”

99. Bunlar hiç görmediler mi ki gökleri ve yeri yaratan Allah, kendileri gibi insanları yaratmanın ölçüsünü koymuş ve şüpheye yer olmayacak şekilde onlara ecel belirlemiştir. Yanlışlar içindeki bu kimseler (zalimler), nankörlük dışında her şeye direnirler.

YUNUS SURESİ

İniş Sırası: 51 • Mushaf Sırası: 10 • Mekki Sure • 109 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


7. Bizimle buluşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar, onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar var ya;

8. işte onların varacakları yer ateştir, kazanmakta olduklarından dolayı!


27. Kötülükleri yapanlara gelince, her bir kötülüğün karşılığı/cezası kendi dengi iledir. Onları bir zillet kaplar. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden parçalara bürünmüştür! İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.

28. Onların hepsini topladığımız gün Allah’a ortak uyduranlara “Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!” diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki “Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!”


54. Şayet yeryüzündekilerin hepsi, kendisine zulmeden kişiye ait olsaydı, mutlaka onu fidye olarak verirdi. Azabı gördükleri zaman pişmanlığı içlerinde hissederler. Aralarında adaletle hüküm verilir. Asla zulme uğramazlar.

55. İyi bilin ki; göklerde ve yeryüzündekilerin hepsi gerçekten Allah’ındır. İyi bilin ki; Allah’ın sözü gerçektir. Fakat, onların birçoğu bilmiyor.

HUD SURESİ

İniş Sırası: 52 • Mushaf Sırası: 11 • Mekki Sure • 123 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


15. Kim dünya hayatını ve süsünü ister ise, orada (dünyada), onlara amellerinin karşılığını tam veririz. Ve onlar bunda hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.

16. Onlar öyle kimselerdir ki; ahirette onlar için ateşten başkası yoktur. Orada yaptıkları şeyler boşa gitmiştir. Ve zaten bütün yapmış oldukları şeyler batıl/geçersiz olmuştur!

17. (Böyleleri) şu kimse gibi olur mu; Rabbinin katından bir delile (Vahye/Kur’an’a) dayanmıştır. Ve o delil ki, O’nun katından olan bir şahit. Ayrıca; ondan önce de bir imam/önder ve bir rahmet olarak Musa’nın kitabı var. İşte onlar (gerçeği görenler) buna (Kur’an’a) inanırlar. Topluluklardan kim onu (Kur’an’ı) reddederse, ona vadedilen/söz verilen yer ateştir. Bundan hiç şüphen olmasın! Şüphesiz o, Rabbinden gelen gerçektir! Fakat insanların birçoğu (gerçekleri) gizliyor!..

18. Allah’a karşı yalan uydurup iftira eden kimseden, daha zalim kim olabilir? İşte onlar Rablerine sunulacaklar ve şahitler de: “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyecekler. İyi bilin ki, Allah’ın lâneti zalimlerin üzerinedir!

19. Onlar ki Allah’ın yolundan engeller ve o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik oluşturmaya çalışırlar. Onlar Ahireti görmezlikte direnenlerdir

20. Onlar yeryüzünde (Allah’ı) güçsüz bırakıcı değillerdir. Onların Allah’tan başka sığınacakları da yoktur. Azap, onlar için kat kat artırılır. Bunlar, gerçeği işitmeye tahammül edemezlerdi, görmek bile istemezlerdi!

21. İşte bunlar kendilerini hüsrana uğratan kimselerdir. Uydurup iftira ettikleri şeyler kendilerinden kaybolup gitmiştir.

22. Şüphesiz bunlar ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

23. İman eden, salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapan ve Rablerine gönülden itaat eden/boyun eğen kimselere gelince: İşte onlar, cennet halkıdır; orada sonsuz kalıcıdırlar.


105. O gün geldiğinde, O’nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuzdur, kimi mutludur.

106. Mutsuz olan kimseler, ateşin içindedirler. Onlar orada feci şekilde inlerken ve bir de soluk alış-verişleri vardır ki, (korkunçtur).

107. Gökler ve yer durdukça onlar da orada kalacaklardır. Rabbinin çıkaracakları başka. Rabbin ne dilerse onu yapar.

108. Mutlu olanlar da Cennet’tedirler. Gökler ve yer durdukça onlar da orada kalacaklardır. Rabbin çıkaracak olursa başka[*]. Onlara yapılan kesintisiz bir ikramdır.

[*] Allah Teala hiçbir konuda kendini zorunlu durumda göstermez ama orada ikramının kesintisiz olduğunu bildirmesi, cennettekileri dışarı çıkarmayacağını gösterir.

109. Taptıkları şeylerden dolayı onlarla tartışma. Daha önce ataları nasıl ibadet etmişse bunlar da tıpkı o ibadeti yapıyorlar. Biz onların paylarını eksiltmeden tam veririz.

LOKMAN SURESİ

İniş Sırası: 57 • Mushaf Sırası: 31 • Mekki Sure • 34 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. İnsanlardan öyle kimseler var ki; bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu eğlence edinmek için boş lâfı satın alırlar! İşte onlara, aşağılayıcı bir azap vardır.

7. Ona ayetlerimiz okunduğu zaman büyüklenerek yüz çevirdi. Sanki onları işitmemiş gibi, sanki kulaklarının içinde ağırlıklar varmış gibi! Onu, acıklı bir azap ile müjdele!

8. Şüphesiz iman edenlere ve faydalı bir işi en iyi şekilde yapanlara nimet cennetleri vardır.


22. Her kim yüzünü Allah’a teslim ederse/çevirirse, güzel düşünerek/güzel davranarak; işte o, (sistem olarak) en sağlam kulpa/sisteme sarılmıştır. İşlerin sonucu Allah’a döner.

23. Kim de gerçeği bildiği halde üzerini örterse, artık onun inkârı/küfrü seni üzmesin! Onların dönüşü Bizim huzurumuzadır. O zaman, yaptıkları şeyleri onlara haber vereceğiz. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü bilendir.

24. Onları az bir süre geçindiririz, sonra da kaba bir azaba sürükleriz.

SEBE SURESİ

İniş Sırası: 58 • Mushaf Sırası: 34 • Mekki Sure • 54 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


3. İnkâr edenler, dediler ki: “Kıyamet saati bize gelmez.” De ki: “Hayır öyle değil! Gaybı bilen Rabbime ant olsun ki, o size mutlaka gelecektir.” O’ndan zerre miktarınca bir şey gizli kalmaz; ne göklerde ve ne de yeryüzünde! Ne bundan daha küçük ve ne de daha büyük bir şey yoktur ki; apaçık bir kitaba yazılıyor olmasın.

4. Ki, inanan ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanları ödüllendirsin. İşte onlar, onlar için bir bağışlanma ve bol bol güzel bir rızık vardır.

5. Ayetlerimizi âciz bırakmak için koşuşup duranlara gelince, işte bunlara da en çirkininden acıklı bir azap vardır.

6. Bilim adamları/gerçekleri araştıranlar, Rabbinden sana indirilenin, gerçeğin ta kendisi olduğunu bulurlar. Ve O üstün ve övgüye lâyık olanın yoluna ilettiğini de!..

7. Gerçekleri bildiği halde gizleyenler dediler ki; “Siz tamamen dağılıp parçalandıktan sonra, yepyeni bir yaratılışla yeniden dirileceğinizi size haber veren bir adamı gösterelim mi?

8. O, yalan yere Allah’a iftira mı ediyor? Yoksa kendisinde bir mecnunluk mu var?” Aksine, ahirete inanmayan kimseler; azapta ve uzak bir sapkınlık içindedirler.

9. Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında bulunanı görmediler mi? Dilersek, onları yere batırırız veya üzerlerine gökyüzünden parçalar düşürürüz! Şüphesiz bunda kulluğa yönelen herkes için ibretler vardır!


37. Ne mallarınız ne de oğullarınız, katımızda size bir yakınlık sağlamaz. İman edenler ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanlar hariç! İşte bunlar için, yapmış olduklarının kat kat fazlası mükâfat vardır. Ve onlar, seçkin odalarda güven içindedirler.

38. Ayetlerimizi aciz/etkisiz kılmak için koşturanlara gelince; işte onlar da azabın içinde hazır bulundurulacaklardır.

39. De ki "Rabbim, koyduğu kurala[*] göre kiminin önüne rızkı yayar kimine de belli bir ölçüye göre verir. Allah, hayra yaptığınız her harcamanın yerini doldurur. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. İnsanın var etmesi, “gerekeni yapması”, Allah’ın var etmesi de “o şeyi yaratmasıdır” (Müfredât). Allah her şeye bir ölçü koymuştur. Yarattığını o ölçüye göre yaratır.

40. O gün, onların hepsini bir araya toplayacak, sonra meleklere buyuracak: “Bunlar mı size kulluk ediyorlardı?”

41. Derler ki: “Seni tenzih ederiz/Sen yücesin! Bizim velimiz/koruyucumuz onlar değil Sensin. Hayır onlar, cinlere (görmedikleri varlıklara) sığınıyor/kulluk ediyorlardı. Birçoğu onlara iman edicilerdi.”

42. Artık bugün bir kısmınızın bir kısmınıza fayda sağlamaya ve zarar vermeye gücü yetmez. Zulmedenlere: “Yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!” deriz.

43. Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, “Bu sizi atalarınızın ibadet etmiş olduklarından çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir” dediler. Ve dediler ki: “Bu, uydurulmuş bir iftiradan başkası değildir.” Ve yine kendilerine geldiği zaman gerçeği inkâr edenler: “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” derler.

44. Halbuki Biz onlara, ders alacakları kitaplar vermemiştik. Ve onlara, senden önce de bir uyarıcı göndermemiştik.

45. Onlardan öncekiler de yalanladılar. Ve verdiklerimizin onda birine ulaşamamışlardır! Yine de elçilerimi yalanladılar. Peki, Benim azabım nasıl oldu?

ZÜMER SURESİ

İniş Sırası: 59 • Arapça Mushaf Sırası: 39 • Mekki Sure • 75 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


11. De ki: “Şüphesiz bana; dini O’na özgü kılarak, Allah’a ibadet etmem emredildi!

12. Ve bana; (aklederek, anlayarak, içtenlikle) Allah’a itaat edenlerin/teslim olanların ilki olmam emredildi.”

13. De ki: “Eğer Rabbime isyan edersem; doğrusu büyük bir günün azabından korkarım.”

14. De ki: “Ben hiçbir baskı altında olmaksızın Allah’a ibadet ediyorum.

15. Haydi, Allah’tan önce neyi tercih ediyorsanız ona kulluk edin.” De ki “Asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlerdir.” Bilin ki apaçık hüsran işte budur.

16. Üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar olur. İşte Allah kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.


24. Yanlış yola girenlere, (mezardan) kalkış günü “Kazancınızın tadına varın!” denince, kim kendini o azabın sıkıntısından koruyabilir?

25. Onlardan öncekiler yalana sarılmışlardı da ummadıkları yerden kendilerine azap gelip çatıvermişti.

26. Böylece Allah onlara, dünyada itibarsızlığı tattırdı. Ahiretteki azapları elbette daha büyük olacaktır. Keşke bunu bilselerdi.

32. Allah hakkında yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim/hain kim olabilir? Cehennemde kâfirler için yer mi yok?


47. Eğer, yeryüzünde bulunanların tümü, zulmedenlere/yanlış yapanlara/hainlere ait olsaydı ve -beraberinde bir o kadarı da onlara ait olsaydımutlaka onu, kıyamet gününün kötü azabından (kurtulmak için), fidye olarak verirlerdi. Çünkü Allah tarafından, hiç hesap edemedikleri şeyler karşılarına çıkarılmıştır!

48. Kazanmış oldukları şeylerin karşılığı, onlara görünmüştür. Ve alay ediyor oldukları şey onları kuşatmıştır.


60. Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat edenleri/uyduranları görürsün; onların yüzleri simsiyah kesilmiş haldedir! Cehennemde büyüklenenler için yer mi yok?

63. Göklerin ve yeryüzünün anahtarları/yönetimi O’ndadır. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, işte onlar; hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

MÜMİN SURESİ

İniş Sırası: 60 • Mushaf Sırası: 40 • Mekki Sure • 85 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


4. Allah’ın ayetleri hakkında, inkârcılardan başkası mücadele etmez/çekişip didişmez. Öyleyse onların şehirlerde gezip dolaşması seni yanıltmasın!

5. Onlardan önce Nuh Kavmi de, onlardan sonra gelen gruplar da yalanlamıştı. Her millet, kendilerine gönderilen elçilerini yakalamaya yeltendi. Bâtıl’ı/yanlışı esas alarak mücadele ettiler; kendisiyle, hakkı (insan hak ve özgürlüklerini) işlemez hâle getirmek için! Sonunda onları yakaladım. O hâlde Benim azabım nasılmış?

6. İşte böylece; kula kulluk edenler üzerine, Rabbinin sözü gerçekleşti/yerini buldu: “Şüphesiz onlar ateş halkıdırlar!”


47. O vakit onlar, ateşin içinde çekişip dururlarken; horlanan zayıf kesim büyüklük taslayan kesime şöyle der: “Biz, size tâbi olanlar idik. Şimdi siz ateşin ufak bir kısmını bizden uzak tutabilir misiniz?”

48. Büyüklük taslayan kimseler dediler ki: “Gerçek şu ki; hepimiz onun içindeyiz. Muhakkak ki Allah, kulları arasında hükmünü/kararını vermiş!”

49. Ateşteki kimseler, cehennem bekçilerine dediler ki: “Rabbinize yalvarın da bizden azabı bir gün hafifletsin.”

50. Dediler ki: “Elçileriniz size apaçık kanıtları getirmezler miydi?” “Evet!” dediler. “O halde, siz yalvarın durun” dediler. Oysa, küfre sapmışların duası/yalvarması, boşa gitmekten başka bir şey değildir.


69. Allah’ın ayetleri hakkında çekişen kimseleri görmedin mi? Onlar nasıl da gerçekleri görmezden geliyorlar.

70. Kitabı ve elçilerimizle gönderdiğimizi yalanlayanlar, yakında bilecekler.

71. O zaman, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler,

72. kaynar suyun içinde! Sonra, ateşte yanacaklar.

73. Sonra onlara şöyle denecek: “(Allah'ın yetkilerine) ortak saydıklarınız nerede?”

74. Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? Diyecekler ki “Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik.” Allah, o kâfirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar. (Hem bir güce sahip olmadıklarını bilirler hem de Allah ile aralarına koyarak onlardan yardım isterler)

75. Bütün bunlar yeryüzünde haksız yere şımarmış ve aşırı derecede kabarıp böbürlenmiş olmanız yüzündendir.

76. Cehennemin kapılarından girin, orada sürekli kalıcısınız. Kibirlenenlerin barınağı ne de kötüymüş!


83. Elçiler, onlara apaçık kanıtlar getirdiklerinde, kendi yanlarında bulunan bilgiyle sevinip övündüler. Alay edip durmuş oldukları şey onları kuşatıverdi.

84. Şiddetli azabımızı görünce şöyle dediler: "Allah’ın birliğine inandık; O'na ortak saydıklarımızı tanımıyoruz."

85. Şiddetli azabımızı gördükleri zaman inanmalarının onlara faydası olmadı. Bu, Allah'ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır[*]. Kendilerini doğrulara kapatanlar (kafirler) işte o zaman(azabı görünce) kaybederler.

[*] Af dilemek ve Allah’a yönelmek(tevbe) kapısı ölene kadar açıktır. Ölüm gerçekleştikten sonra dönüş yapmak fayda sağlamaz.

FUSSİLET SURESİ

İniş Sırası: 61 • Mushaf Sırası: 41 • Mekki Sure • 54 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


5. Şunu söylerler: “Senin çağrına gönlümüz kapalı, kulaklarımız tıkalıdır; aramızda da perde var. Bizim işimiz yolunda; sen kendi işine bak.”

6. De ki “Ben de sizin gibi insanım. Bana bildirilen sadece şu: İlahınız tek ilahtır; doğrudan ona yönelin ve günahlarınızı bağışlamasını isteyin. Müşriklerin çekeceği var.”

7. Onlar zekat vermez, öbür dünyayı görmezlikten gelirler.


26. İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin! Ve onun hakkında, gürültü koparın/asılsız şeylerle meşgul edin ki, belki böylece onu bastırır/durdurursunuz!”

27. Elbette inkâr edenlere çok şiddetli bir azap tattıracağız. Ve elbette onları, yapmış olduklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

28. İşte bu, Allah’a düşmanlık yapanların cezası olan ateştir! Orada onlar, ayetlerimizi inkâr etmelerinin karşılığı olarak, sonsuz kalacaklardır.

29. İnkârcılar dediler ki: “Rabbimiz! Bizi saptıran kimseleri bize göster; -cinlerden ve insanlardanonları ayaklarımızın altına alalım da alçaklardan olsunlar!”


40. Ayetlerimizi; anlam olarak saptıran/tahrife yeltenen kimseler, Bize gizli kalmazlar. Ateşin içine atılan kimse mi daha hayırlıdır? Yoksa kıyamet günü, emniyet içinde gelen kimse mi? Yapmayı düşündüğünüz şeyleri yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.

41. Onlar, kendilerine geldiği zaman Zikri/Kur’an’ı inkâr ettiler. Halbuki o; eşsiz, üstün bir Kitap’tır.


52. De ki: “Gördünüz mü? Ya o (Kur’an), Allah katından ise; sonra siz onun (gerçek olduğunu bildiğiniz halde) üstünü örtmüş/gizlemiş/inkâr etmişseniz, haktan/gerçeklerden çok uzak bir ayrılığa düşen o kimseden, daha sapık kim olabilir?”


54. İyi biliniz ki onlar, Rableriyle karşılaşmaktan kuşku içindedirler. İyi biliniz ki kesinlikle O, her şeye gücü yetendir.

ŞURA SURESİ

İniş Sırası: 62 • Mushaf Sırası: 42 • Mekki Sure • 53 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


16. O’nun kabul edilişinin ardından, Allah hakkında tartışmaya girenlere gelince; onların delilleri Rableri katında geçersizdir. Üzerlerine bir gazap ve kendilerine şiddetli bir azap vardır.


44. Allah kimin sapıklığını onaylarsa artık onu Allah’a karşı kimse koruyamaz. Azabı gördüklerinde yanlışlar içindeki o kimselerin: “Buradan çıkışın bir yolu var mı?” dediklerini göreceksin.

45. Onların, ateşin karşısına, itibarsızlıktan dolayı boyunlarını bükmüş halde çıkarıldıklarını göreceksin. Göz ucuyla bakınacaklar, inanıp güvenenler ise şöyle diyeceklerdir: “Demek ki asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlermiş.” Bilin ki yanlışlar içindeki o kimseler, kalıcı bir azap içinde olacaklardır.

46. O Allah ile aralarına girip kendilerine yardım edecek bir dostları da olmayacaktır. Allah’ın sapık saydığı kişiye bütün yollar kapanır.

ZUHRUF SURESİ

İniş Sırası: 63 • Mushaf Sırası: 43 • Mekki Sure • 89 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


74. Şüphesiz suçlular cehennem azabı içinde sonsuz kalıcıdırlar.

75. Onlardan hiç kesintiye uğramayacaktır ve onlar orada ümitsizdirler!

76. Biz onlara zulmetmedik, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

77. (Kâfirler) şöyle seslendiler: “Ey Malik! (Ey cehennem görevlisi, söyle de) Rabbin, bizim işimizi bitirsin/hakkımızda hükmünü (acele) versin.” O (görevli) dedi ki: “Şüphesiz siz sonsuza dek kalıcısınız.”

78. (Siz ey günahkârlar!) Ant olsun, Biz size gerçeği getirdik, fakat pek çoğunuz gerçekten/gerçek olandan hoşlanmıyor.

CASİYE SURESİ

İniş Sırası: 65 • Mushaf Sırası: 45 • Mekki Sure • 37 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


7. İftiracı, günahkâr her kişinin vay haline!

8. O, kendisine Allah’ın ayetleri okunurken işitir, sonra; onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta ısrar eder! Artık onu can yakıcı bir azap ile müjdele.

9. Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır! İşte onlar var ya onlara alçaltıcı bir azap vardır. 10. Arkalarından da cehennem! Onlara kazandıkları şeyler hiçbir şekilde fayda vermez. Allah’tan başka edindikleri dostlar da fayda vermez. Onlara büyük bir azap vardır.


20. Bu (Kur’an ayetleri) insanlar için basîretlerdir (söylediği sözün, yapacağı davranışın ileride kendisine neye mâlolacağını; sözü söylemeden, davranışı yapmadan önce düşündürendir). Kesin inananlar için bir yol gösterici ve rahmettir.

21. Yoksa kötülükleri işleyip duranlar kendilerini; iman edenler ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanlar ile, hayatlarında ve ölümlerinde eşit tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

AHKÂF SURESİ

İniş Sırası: 66 • Mushaf Sırası: 46 • Mekki Sure • 35 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


17. Fakat o kimse ki ana-babasına: “Öf size! Bana tekrar diriltilip çıkarılacağımı mı söylüyorsunuz? Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken!” der. İkisi de Allah’a sığınarak dediler ki: “Yazık sana! İman et. Kesinlikle Allah’ın sözü gerçektir.” O ise: “Bu eski masallardan başka bir şey değildir!” der.

18. İşte bunlar; cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce geçen topluluklar içinde, azabı hak etmiş kimselerdir. Gerçekten onlar, zarara uğrayanlardır.

19. Herkesin yaptıkları işlere göre alacağı dereceler vardır. Bu, yaptıklarının tam karşılığını vermek içindir. Kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

20. O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: “Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Onların keyfini sürdünüz.Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”

KEHF SURESİ

İniş Sırası: 69 • Mushaf Sırası: 18 • Mekki Sure • 110 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


55. İnsanları, kendilerine hidayet/yol gösterici Kitap/Kur’an geldiği zaman, inanmaktan ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey; öncekilere uygulanan sünnetin/uygulamanın kendilerine de uygulanması veya azabın açıkça karşılarına gelmesini istemeleridir, (zira kitapta anlatılanlara inanmıyorlar).

56. Biz, elçileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olmaktan başka bir maksatla göndermedik! İnkâr eden kimseler ise, gerçeği yalanla etkisiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar Benim ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alay konusu yaptılar.

57. Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde; onlardan yüz çeviren ve ellerinin öne sürdüğünü unutandan daha zalim kim olabilir? Onlar, kalplerini (duygusal zekalarını) onu kavramak için işletmiyorlar ve kulakları ile de işitmek istemiyorlar. Dolayısıyla sen onları doğru yola çağırsan bile, bu halde doğru yola asla gelmiyorlar.

58. (Bununla birlikte) rahmet sahibi, çok bağışlayan Rabbin; onları kazandıkları şeylerle hemen cezalandıracak olsaydı, elbette azabı onlar için çabuklaştırırdı. Fakat onlar için vadedilen bir zaman vardır. Artık O’ndan kaçıp sığınacak bir yer bulamayacaklardır.

59. İşte şu kentler! Zulmeden önceki toplumları imha ettik; Biz onları imha etmeden önce bir süre vermiştik.


102 .Yoksa inkâr eden kimseler, Beni bırakıp da kullarımı evliya/dostlar edinerek, kurtulacaklarını mı sandılar? Biz cehennemi, inkârcılara konaklanılan/bir vatan olarak hazırladık.

103. De ki: “Yapılan işler bakımından kaybedenleri, size haber vereyim mi?”

104. Onların dünya hayatındaki çabaları boşa gitmiştir; oysa kendileri gerçekte iyi bir iş yaptıklarını sanıyorlar!


105 . İşte onlar; Rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı/O’nunla yüzyüze gelmeyi, inkâr eden kimselerdir. Bu yüzden yaptıkları boşa gitmiştir. Artık onlar için kıyamet günü mahkeme/terazi kurulmaz! 106. İşte böyle, onların cezası cehennemdir. İnkâr etmeleri, ayetlerimi ve elçilerimi hafife/alaya almaları yüzünden!

NAHL SURESİ

İniş Sırası: 70 • Mushaf Sırası: 16 • Mekki Sure • 128 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


22. İlahınız bir tek İlah’tır! Ahirete inanmayan kimselerin kalpleri inkârcıdır. Onlar büyüklük taslarlar.

23. Gerçek şudur ki; şüphesiz Allah, gizlediklerini de biliyor, açığa vurduklarını da!.. Şüphesiz O, büyüklenenleri sevmez!

24. Onlara; “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman; “Evvelkilerden nakledilen şeyleri” dediler.

25. Kıyamet günü tam olarak kendi yüklerini ve bilgisizce saptırdıkları kimselerin veballerinden bir kısmını da yükleniyorlar. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!


28. Meleklerin, kendi kendilerine zalimlik ederlerken vefat ettirdiği kimseler: “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” diyerek teslim olurlar. Hayır, hayır; şüphesiz Allah yapıyor olduklarınızı bilendir!

29. Öyleyse; haydi cehennemin kapılarından girin, içinde ölümsüzce/sonsuz kalıcılar olarak! Büyüklenenlerin yurdu ne kötüdür!


33. (Gerçeği inkâr edenler) ille de kendilerine meleklerin veya Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önceki kimseler de işte böyle yapmışlardı! Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

34. Nihayet yaptıklarının kötülükleri kendilerine isabet etti. Alay ettikleri şey onları kuşatıverdi


61. Eğer Allah zulümleri sebebiyle insanları cezalandırsaydı, yeryüzünde kıpırdayan hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları, bir süreye kadar erteler! Ölüm emirleri geldiği zaman ne bir saat geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

62. Kendilerinin hoşlanmadıkları vasıfları Allah’a malediyorlar; kendi dilleri de ‘bütün güzellikler kendilerinin olacak’ diye, yalan söylüyor. Gerçekte ise onlara ateş vardır ve elbette onlar, ateşe sürüleceklerdir.

İBRAHİM SURESİ

İniş Sırası: 72 • Mushaf Sırası: 14 • Mekki Sure • 52 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


2. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsinin sahibi olan Allah’ın yoluna... (Kitab'ı) görmezlikte direnenlerin suçlarıyla orantılı olarak görecekleri bir cezadan dolayı çekecekleri var.

3. Onlar, dünya hayatını Âhiretten çok seven, bir çarpıtma yaparak Allah’ın yolundan uzaklaşma/uzaklaştırma peşinde olan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.


13. İnkâr edenler, elçilere dediler ki: “Ya mutlaka sizi vatanımızdan çıkarırız ya da mutlaka dinimize dönersiniz.” Rableri onlara şöyle vahyetti: “Kesinlikle, zalimleri/hainleri helâk edeceğiz.

14. Muhakkak ki onların ardından oraya/o yere sizi yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan ve uyarımdan korkan içindir.”

15. Ve (elçiler) zafer istediler. Sonunda her inatçı zorba mahvoldu/hüsrana uğradı!

16. Ardından da cehennem vardır, orada irinli bir sudan içirilir.

17. O irinli suyu yutmaya çalışır, fakat onu kolayca yutup boğazından geçiremez. Her yandan ona ölüm geldiği halde, yine de ölemez. Ardından da daha kaba bir azap vardır.


28. Allah’ın nimetlerine karşılık nankörlük edenleri hiç görmedin mi? Bunlar, kendi topluluklarını da en kötü yere sürüklerler;

29. Cehenneme... Bunlar oraya gireceklerdir. Ne kötü konaklama yeridir o!

30. Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurdular. De ki “Geçinip gidin ama gidişiniz kesinlikle ateşe doğrudur.”

ENBİYA SURESİ

İniş Sırası: 73 • Mushaf Sırası: 21 • Mekki Sure • 112 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


36. O inkâra sapanlar seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alırlar: “İlâhlarınızı diline dolayan kişi bu mu?” Oysa onlar Rahmân’ın öğüdünü inkâr edenlerdir.

37. İnsan acelecidir! Ben size ayetlerimi(n işâret ettiği gerçekleri) göstereceğim. Şimdi (yargılanma/din/hesap/ceza günü için) acele etmeyin!

38. Diyorlar ki: “Eğer, doğru sözlüler iseniz bu söz ne zamandır?”

39. İnkâr edenler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından savamayacakları, yardım da edilmeyecekleri gerçeğini bir bilselerdi!

40. O, onlara aniden gelir ve onları şaşkına çevirir! Sonra onu geri çeviremezler. Kendilerine mühlet de verilmez.

41. Ant olsun, senden önceki elçilerle de alay edildi. Ancak onlarla alay eden kimseleri, kendisiyle alay ettikleri şey kuşatıverdi!


94. Artık kim gerçeklere inanmış olarak uygun işler yaparsa, o kişinin çalışmasına nankörlük yoktur. Şüphesiz Biz, onun çalışmasını yazanlarız.

95. Kendisini helâk ettiğimiz bir ülke halkının, (dünyaya) geri dönüp yaşamaları haramdır/yasaktır. Katiyen onlar (dünyaya) bir daha geri dönemezler!

96. Nihayet Yecüc ve Mecüc seddi açıldığında; onlar her bir tepeden akın ederler!

97. (Yecüc Mecüc seddinin açılışıyla) gerçek olan söz (kıyamet) yaklaşmıştır. İşte o zaman inkârcı kişilerin gözleri donup kalmıştır: “Vah vah, yazıklar olsun bize! Biz bundan gaflet içinde imişiz. Hayır aksine biz zalimlermişiz.”

98. Gerçekten siz de Allah’ın dışında kulluk ettikleriniz de, cehennemin odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

99. Eğer onlar ilâh olsalardı oraya girmezlerdi. Oysa, hepsi orada sonsuz kalacaklardır.

100. Orada, onlar için bir inleme vardır. Onlar orada, hiçbir şey duymazlar.

SECDE SURESİ

İniş Sırası: 75 • Mushaf Sırası: 32 • Mekki Sure • 30 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


10. Dediler ki: “Biz toprağın içinde kaybolup gittiğimiz zaman, gerçekten biz yeniden yaratılacak mıyız?” Aksine onlar, Rableriyle karşılaşmayı inkâr edenlerdir.

11. De ki: “Size vekil kılınmış olan ölüm meleği sizin canınızı alır. Sonra Rabbinizin katına döndürülürsünüz”.


20. Fakat yoldan çıkanlara gelince, onların sığınağı/barınağı/varacağı yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve onlara: “Haydi, yalanlayıp durduğunuz o ateş azabını tadın” denilir.

21. O büyük azabın dışında onlara, en yakın (dünyadaki belâ/müsîbet gibi) azaptan da tattıracağız, belki dönerler diye!

22. Kendisine Rabbinin ayetleriyle öğüt verilip de daha sonra, onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Şüphesiz, Biz suçlulardan intikam alıcıyız.

MÜLK SURESİ

İniş Sırası: 77 • Mushaf Sırası: 67 • Mekki Sure • 30 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. Cehennem azabı, Rablerini inkâr edenler içindir. Ne kötü dönüş yeridir o!..

7. Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı korkunç homurtusunu işitirler;

8. neredeyse öfkesinden çatlayıp parçalanacak! Her bir güruh oraya atıldıkça, onun bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar.

9. Derler ki: “Evet, tabi ki bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık. Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz!” dedik.

10. Dediler ki: “Eğer dinleseydik veya aklımızı çalıştırsaydık çılgın ateşin halkı içinde olmazdık.”

11. Böylece, günahlarını itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkı uzak olsun!


25. Diyorlar ki: “Eğer doğru sözlüler iseniz, bu söz ne zamandır?

26. De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben sadece, apaçık bir uyarıcıyım.”

27. Onu yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti: “İsteyip çağırmakta olduğunuz şey, işte budur!” denildi.

İNŞİKAK SURESİ

İniş Sırası: 83 • Mushaf Sırası: 84 • Mekki Sure • 25 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


20. Onlara ne oluyor ki, inanmıyorlar!..

21. Kendilerine (anladıkları dilde) Kur’an okunduğu zaman, düşünüp/karar verip/secde/itaat/tasdik etmiyorlar?

22. Aksine o nankörler yalanlıyorlar.

23. Oysa Allah içlerinde sakladıkları şeyleri çok iyi biliyor.

24. Onları can yakıcı bir azapla müjdele.

25. Ancak iman edip de faydalı işi en iyi şekilde yapanlar başka! Onlara kesintisiz bir mükâfat vardır!

ANKEBUT SURESİ

İniş Sırası: 85 • Mushaf Sırası: 29 • Mekki Sure • 69 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


12. İnkâr eden kimseler, gerçeklere inananlara dediler ki: “Siz bizim yolumuza tâbi olun, sizin hatalarınızı biz yüklenelim!” Oysa onlar, onların hatalarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar yalancılardır.

13. Elbette onlar kendi yüklerini taşıyacaklar; kendi(leri)ne yüklenilen yükleri ile beraber başka yükleri de... Elbette kıyamet günü, uydurup iftira ettikleri şeylerden de sororumlu tutulacaklardır!


23. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla karşılaşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar Benim rahmetimden ümit kesmişlerdir, onlar için can yakıcı bir azap vardır.


52. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yeryüzünde ne varsa onları bilir. Gerçek dışı şeylere/bâtıla/yalana inanıp da, Allah’a karşı nankörlük edenler; işte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.”

53. Senden azabı acele istiyorlar. Şayet belirtilmiş bir süre olmasaydı, azap kendilerine hemen gelirdi. Elbette o kendilerine, hiç farkında olmadıkları bir anda ansızın gelecektir!


68. Allah’a karşı bir yalan uydurup iftira eden veya gerçekleri (Kur’an ve tabiat ayetlerini) yalanlayandan, daha zalim/daha hain kim olabilir? Kâfirler/gerçeği anladığı halde gizleyenler için durak yeri, sadece cehennem değil midir?

MUTAFFİFİN SURESİ

İniş Sırası: 86 • Mushaf Sırası: 83 • Mekki Sure • 36 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Yazıklar Olsun, ölçü ve tartıda hile yapanlara!

2. Onlar, insanlardan ölçüp aldıkları zaman tam alırlar.

3. Kendileri onlara ölçtükleri veya tarttıklarında ise eksik tartarlar.

4. Bunlar diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

5. Büyük bir günde...

6. O gün insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda kalkarlar.

7. Hayır hayır! Şüphesiz suçluların kaydı Siccîn’dedir.

8. Siccîn nedir, bildin mi?

9. O, yazılıp numaralanmış (bilgi işlenen/girilen) bir bellektir!

10. O gün, yalanlayanların vay haline!

11. Onlar hesap ve karşılık gününü yalanlıyorlardı.

12. Onu ancak haddini aşan, günaha dalan kimse yalanlar.

13. Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları/hayat hikâyeleri” dedi.

14. Hayır, hayır! Kazanmış oldukları şeyler, kalplerini paslandırmıştır!

15. Hayır, hayır! Şüphesiz onlar o gün Rablerinin rahmetinden yoksundurlar!

16. Sonra gerçekten onlar, alevli ateşe/cehenneme yaslanacaklardır.

17. Sonra: “Yalanlıyor olduğunuz şey, işte budur!” denilir.

Medeni Sureler

BAKARA SURESİ

İniş Sırası: 87 • Mushaf Sırası: 2 • Medeni Sure • 286 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. Kâfirleri (Kur’an’ı görmezlikte direnenleri)[*] ister uyar ister uyarma, onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.

7. Sanki kalplerini ve kulaklarını Allah mühürlemiş, gözleri de perdelidir[*]. Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

[*] Âyette kâfirlerin önyargıları, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatımla canlandırmıştır, istiarede benzetme edatı gizlenir ama bu mecaz, gerçek sanıldığı için burada benzetme, tarafımızdan “sanki” sözüyle açığa çıkarılmıştır.

8. Kimi insanlar da "Allah’a ve ahiret gününe (biz de) inanırız.” derler ama inanmazlar.

9. Allah’a ve müminlere karşı oyun kurmaya çalışırlar[*]. Onlar sadece kendilerini oyuna getirirler de farkına bile varmazlar.

[*] Âyette geçen hıda’ ( الخداع ); planlı bir şekilde yanıltma ve aldatma demektir (Müfredât).

10. Bunların kalplerinde (kâfirliklerinden dolayı) bir hastalık oluşur; Allah onlara bir hastalık (yalancılık hastalığını) da ilave eder. Yalan söylemelerine karşılık hak ettikleri de acıklı bir azaptır.[*]

[*] Allah’a tam güvenememe hastalığına eklenen yalancılık hastalığı ikinci bir azaba sebep olur. Bunlar yaptıkları bu iki suçun cezasını dünyada da göreceklerdir. Çevrenizdeki çöl Araplarından ikiyüzlüler (münafıklar) ve Medine halkından da ikiyüzlülükte ustalaşmış kişiler vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara (bu dünyada) iki kat ceza vereceğiz. Sonra da büyük bir cezaya çarptıracağız. (Tevbe 9/101)

11. Onlara: “Tabii düzeni bozmayın!”[*] denince, “Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz.” derler.

[*] Her varlık Allah’ın âyetidir. Şu âyette yer alan din tanımı, yaratılan âyetlere göredir: “Yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın insanları yarattığı fıtrata (onlardaki doğal yapıya) çevir. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. Doğru din budur, ama çoğu insan bunu bilmez.”(Rum 30/30).

12. Dikkat edin, düzeni bozanlar onlardır ama farkında olmazlar.

13. Onlara: “Allah’a, diğer insanların güvendiği gibi güvenin.” denince: “O akılsızların güvendiği gibi mi güveneceğiz?” derler. Dikkat edin, asıl akılsızlar onlardır ama bilmezler.

14. Allah’a inanıp güvenenlerle yüz yüze gelince, “Biz O’na inanıp güveniriz.” derler. Şeytanlarıyla[*] baş başa kalınca, “İnanın biz sizin yanınızdayız, onlara sadece göz yumuyoruz!” derler.

15. Taşkınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara fırsat vererek göz yuman Allah’tır.[*]

[*] Bu iki âyette geçen istihza yani alay tarzını en iyi ifade eden söz, bize göre “idare etme ve göz yumma”dır.

16. Onlar, doğruyu (hidayeti) verip yanlışı (dalaleti) alanlardır. Doğru yolda olmadan[*] yaptıkları ticaret kazanç getirmez.

[*] Hidayet; doğru yola girme, rehberlik etme ve o yola kabul etme anlamlarına gelir. Dalalet ise kasıtlı veya kasıtsız yoldan çıkma, hedeften sapma, kaybolma, bir şeyi kaybetme vs. anlamlarına gelir.

17. Tıpkı bir meşale yakmak isteyen kişiye benzerler. Meşale çevresini aydınlatınca sanki Allah, gözlerini kör etmiş ve onları karanlıklar içinde bırakmış da bir şey göremez hale gelmişlerdir.[*]

[*] Âyette münafıkların durumları, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatımla canlandırılmıştır. Onlar, bir meşale ile yani Allah’ın dini ile aydınlanmak ve doğru yolda yürümek istemişler ama önleri aydınlanınca, gördükleri hesaplarına gelmediği için kör numarası yapmaya başlamışlardır.

18. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[*].

[*] Münafık, başlangıçta Müslümanca yaşamak ister. Dünyayı ikinci sıraya atamayınca da kendine engel gördüğü ayetlere karşı kör, sağır ve dilsiz kesilir.


27. Fâsıklar, Allah’a verdikleri sözün kesinleşmesinden sonra Allah’ın kurulmasını istediği bağı kopararak[1*] ve tabii düzeni bozarak sözlerinden cayanlardır.[2*] Zarar edenler işte onlardır.

[1*] Kâfir, Allah’ı ikinci sıraya koyarak onunla doğrudan ilişkiyi kesendir. Yoksa Allah, her kişinin en yakınıdır. Bir âyet şöyledir: “Bir âyet şöyledir: “İnsanı biz yarattık, içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona siniruçlarından da yakınız.” (Kaf 50/16) Kur’ân’ın Allah’ın kitabı olduğunu kavrayanlar da Bakara 2/285. âyetteki gibi Allah’a içten söz verirler. Onlarla ilgili âyet şudur: “Allah’ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiği zaman O’na verdiğiniz sözü aklınızdan çıkarmayın; hani “İşittik ve itaat ettik” demiştiniz. Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun, çünkü Allah içinizde olanı bilir.” (Mâide 5/7)

[2*] Her insan, Allah’ın varlığını birliğini ve kendinin sahibi olduğunu gözlemiyle kavrar ve içinden O’na bağlılığını bildirir (Fussilet 41/53). Bu olay "E lestu bi rabbikum" adıyla anılır (A’raf 7/172). Gelenekte bu, tüm ruhların yaratıldığının iddia edildiği bir güne atfedilir. Oysa tüm ruhların birden yaratılmış olması, Kurandaki fetüsün şekillenmesinden sonra ruhun üflendiği bilgisine ters düşer (Secde 32/9)


39. Küfredip bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdır. Onlar orada ebedi olarak kalacaklar.


79. Yazıklar olsun o kimselere ki, kitabı elleriyle yazarlar, sonra da onu az bir değere/karşılığa değişmek için; “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü, onların haline! Vay kazandıklarından dolayı, onların haline!

80. Bir de dediler ki: “Bize ateş sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır”. Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz, Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

81. Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar ateş halkıdırlar. Onlar orada ölmeden sürekli kalacaklardır.


114. Allah’a secde edilen yerlerde, Allah’ın adının anılmasını engelleyen ve orayı harabeye çevirmeye çalışan kişinin yaptığından daha büyük yanlışı, kim yapabilir? Onlar korkuya kapılmadan oralara giremezler. Onların hakkı, bu dünyada rezil olmak, ahirette ise büyük bir azaptır.


121. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler var ya; ancak onlar onu gereği gibi/(Allah’ın öğrettiği şekilde) okurlar. Ve işte yine onlardır ona (Kitab’a) gerçekten inananlar! Onu inkâr edenlere (görmezlikten gelenlere) gelince; işte onlar, zararda olanların/kaybedenlerin ta kendileridir.


159. Gerçekten indirdiğimiz açık ayetleri ve hidayeti (doğru hayat tarzını), kitapta insanlara açıkladıktan sonra gizleyenlere, işte onlara Allah da lânet eder ve tüm lânet edebilenler de onlara lânet ederler.

160. Ancak tövbe edenler, durumlarını (kendilerini/kişiliklerini) düzeltenler ve (gerçeği) açıklayanlar müstesnâdır ki; işte Ben, onların tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edenim.

161. Muhakkak kâfir olup da (tövbe etmeden) kâfir olarak ölenlere, işte onlara Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti vardır.

162. Orada ebedi kalacaklar; azapları hafifletilmeyecek ve onlara bakılmayacak da!


174. Allah’ın Kitap’tan indirdiği şeyleri gizleyip de, onunla az bir değeri/dünyalığı satın alanlar var ya, işte onlar karınlarına ancak ateş dolduruyorlar. Allah kıyamet gününde onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

175. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

176. Bu da Allah’ın, Kitabı hak olarak indirmiş olması sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.


204. İnsanlardan öyleleri vardır ki, (konuştuğu zaman) dünya hayatına dair sözü, senin hoşuna gider ve (Allah’a) en yaman düşman olduğu halde; kalbindekine (sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar.

205. İş başına geçtiği zaman orada fesat/terör (karışıklık) çıkarmak; ekini (ekonomiyi) ve nesli (her türlü canlıyı) helak etmek/yok etmek için yeryüzünde koşar durur. Allah ise bozgunculuğu/fesadı/terörü hiç sevmez...

206. Ona: “Allah’tan kork” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!


217. Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır/suçtur. Allah yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük suçtur/günahtır. Fitne (insan hakları ihlalleri), adamı öldürmekten daha ağırdır/eziyetlidir. Onlar güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, işte onların bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.


257. Allah iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Gerçekleri bildikleri halde gizleyenlerin velileri (yöneticileri) ise, tağuttur (din adamlarıdır). (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada sonsuz kalıcıdırlar.

ENFAL SURESİ

İniş Sırası: 88 • Mushaf Sırası: 8 • Medeni Sure • 75 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


36. Şüphe yok ki, inkâr edenler; mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve daha da harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.

37. Allah; pis olanı temizden ayırır, pis olanların hepsini, birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koyar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.


55. Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr eden(saldırgan kâfirler)dir. Artık onlar inanmıyorlar.

AL-İ İMRAN SURESİ

İniş Sırası: 89 • Mushaf Sırası: 3 • Medeni Sure • 200 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


10. Şüphesiz inkâr edenlere; ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlamaz. Onlar cehennemin/ateşin yakıtıdırlar.

11. (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah azabı çok şiddetli olandır.

12. İnkâr edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena kalınacak yerdir!”


21. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnenlere, haklı bir gerekçeye dayanmadan nebîlerini itibarsızlaştıranlara ve ilahi kıstaslara (Allah’ın kitabındaki hükümlere) uygun davranılmasını isteyenleri de itibarsızlaştırmaya çalışanlara acıklı bir azabın müjdesini ver.

22. Onlar, yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.

23. Kendilerine, Kitap’tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için, Allah’ın Kitabı’na çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

24. Bunun sebebi onların; “Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır” demeleridir. Uydurup durdukları şeyler, dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.

25. Bakalım kendilerini, o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için, bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden, herkese kazandığı tamamen ödendiği zaman, halleri nice olacaktır.


77. Şüphesiz Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.


85. Kim İslam’dan başka bir din ararsa; (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.

86. Her şeyi açıkça ortaya koyan belgeler (âyetler) geldikten ve Allah’ın resulünün/kitabının hak olduğuna şahit olarak inanıp güvendikten sonra bunları görmezlikten gelip kafir olan bir topluluğu, Allah nasıl yoluna kabul eder? Allah, bu yanlışın içinde olan topluluğu yoluna kabul etmez.

87. İşte onların cezası; Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lânetinin (ilencinin) üzerlerine olmasıdır.

88. Onun içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz de açtırılmaz.

89. Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

90. Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden, sonra da, inkârda ileri gidenlerin tövbeleri, asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

91. Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için çok acıklı bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.


116 . İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi/sürekli/sonsuz kalacaklardır.

117 . Onların, bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu; kendilerine zulmeden bir topluluğun, ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.


151 . Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri, Allah’a ortak koştuklarından dolayı; inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.


177 . İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

178. İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz süreye bakarak, sakın kendilerinin ‘hayırlı’ olduğunu sanmasınlar. Biz onlara süre veriyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.


180 .Allah’ın kendilerine, lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

181. "Allah fakir, biz zenginiz!" diyenlerin sözünü, Allah elbette dinledi. Söyledikleri bu sözü, nebîlerini haksız yere öldürme suçuna ekleyecek ve şöyle diyeceğiz: “Şu yakıcı ateş azabını tadın bakalım!

182 . “Bu kendi ellerinizle yapıp gönderdiklerinizin karşılığıdır.” Allah kullara asla zulmedici değildir.


187. Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden: “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam bir söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

188. Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.


196. Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

197. (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir barınaktır orası!

AHZAB SURESİ

İniş Sırası: 90 • Mushaf Sırası: 33 • Medeni Sure • 73 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


63. İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.

64. Şüphesiz Allah kâfirlere lânet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.

65. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.

66. Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün; “Ne olurdu Allah’a ve Rasûl’e itaat edeydik” diyecekler.

67. Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar.”

68. “Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânete uğrat.”

NİSA SURESİ

İniş Sırası: 92 • Mushaf Sırası: 4 • Medeni Sure • 176 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


14. Kim koyduğu sınırları aşarak Allah'a ve elçisine başkaldırırsa onu, ölmemek üzere kalacağı bir ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.


29. Ey inanıp güvenenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka! Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

30. Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu Allah’a pek kolaydır.


36. Allah’a kul olun ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

37. Bunlar (kibirlenen ve övünenler) cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

38. Bunlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa o ne kötü arkadaştır.

39. Bunlar Allah’a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah’ın yarattığı rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onları en iyi bilendir.


56. Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri Biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah; mutlak güç sahibidir, doğru hüküm/karar verendir.


115. Doğru yol kendisi için apaçık belli olduktan sonra kim bu Elçiden ayrılır ve müminlerin yolundan başka[*] yola girerse onu, saptığı yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü hale gelmedir o!


137. İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

138. Münafıklara, kendileri için çok acıklı bir azap olduğunu müjdele.

139. Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.

144. Ey inanıp güvenenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize, Allah’a apaçık bir delil vermek mi istiyorsunuz?

145. Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

146. Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar müminlerle beraberdirler. Allah müminlere büyük bir ödül verecektir.

147. Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azap etsin ki? Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.


150. Allah ile resullerini / kitaplarını[1*] birlikte[2*] görmemekte direnen[3*] ve Allah ile resullerinin / kitaplarının arasını ayıran birine (Allah’a) inanır diğerini tanımayız diyen ve ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler...

[1*] Resul (رسول), “birine gönderilen söz” anlamına geldiği gibi o sözü iletmek için gönderilen elçi anlamına da gelir (Müfredat). Bu âyeti ve bundan sonrakı ayeti Bakara 2/136 ve Al-i İmran 3/84 ile birlikte düşününce buradaki resul kelimelerinin kitap anlamında olduğu ortaya çıkar.

[2*] Atıf harfi olan vav = و harfine birlikte anlamı vermemiz, iki şeyi birleştirme = مُطلق الجمع anlamında kullanılmasından dolayıdır.

[3*] Küfr = örtme, kâfir, bile bile örten anlamındadır. Bu cümlede bu anlamı en iyi ifade eden söz, görmemekte direnmektir.

151. İşte gerçek kâfirler onlardır. O kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.


167. Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

168. Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya); Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

169. (Allah onları) ancak, içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.

170. Ey İnsanlar! Bu Elçi, Rabbiniz'den size gerçek olanı getirdi; O’na inanıp güvenin; bu sizin hayrınıza olur. Ama ayetleri görmezlikten gelirseniz bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah bilir, doğru kararlar verir.

171. Ey Ehl-i Kitap! Dininizde aşırılık etmeyin, Allah hakkında sadece gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, başka değil, yalnızca Allah’ın elçisidir; Meryem’e ulaştırdığı (“Ol”) sözü ve kendinden bir ruhtur. Öyle ise Allah’a ve elçilerine inanıp güvenin. “Tanrı üçtür” demeyin; bundan vazgeçin; bu sizin hayrınıza olur. Allah tek ilahtır, başkası da yoktur. O’nun çocuğa ne ihtiyacı olur! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nundur. Size Allah’ın desteği yeter.

172. Mesih de Allah’a yakın melekler de, Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki ‘O’, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.

173. İman edip faydalı bir işi en iyi şekilde yapanlara gelince; (Allah) onların ödüllerini eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları çok acıklı bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.

MUHAMMED SURESİ

İniş Sırası: 95 • Mushaf Sırası: 47 • Medeni Sure • 38 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


1. Allah, inkârcıların ve yolundan alıkoyanların işlerini boşa çıkarır.

2. İnananların, salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanların ve Rablerinden bir gerçek olarak; Muhammed’e indirilene inananların kötülüklerini örter ve durumlarını düzeltir.

3. Bu böyledir. Çünkü inkârcılar saçma olana uymakta ve inananlar ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. İşte, Allah insanlara kendi durumlarını böyle anlatır.


8. İnkârcılar ise huzur bulamazlar! Allah onların işlerini boşa çıkarır.

9. Bu onların, Allah’ın indirdiğini beğenmediklerinden ötürüdür, bunun için işlerini boşa çıkarmıştır.

10. Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce olanların sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Allah onları yerin dibine geçirmiştir; inkârcılara da onların durumlarının benzeri vardır.

11. Ancak Allah inananların dostudur. İnkârcıların ise dostu yoktur.

12. Doğrusu Allah; inanan ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenlerin durakları ateş olduğu halde zevklenirler ve davarlar gibi yerler.

RAD SURESİ

İniş Sırası: 96 • Mushaf Sırası: 13 • Medeni Sure • 43 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


5. Eğer şaşacaksan asıl şaşılacak olan onların; “Biz toprak olunca, yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.


18. Rablerinin emrine uyanlar için ödülün en güzeli vardır. O’na uymayanlar ise yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!


25. Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat/terör/karışıklık çıkaranlar var ya; işte lânet (beddua/ilenç/azarlama) onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.


33. Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah, inkâr edilir mi? Halbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular/aracılar edindiler. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır inkâr edenlere hileleri güzel göründü ve onlar doğru yoldan saptılar. Allah kimi (yanlış hayat tarzını seçenleri) sapıklığında bırakırsa, artık onu doğru yola iletecek yoktur.

34. Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur.

RAHMAN SURESİ

İniş Sırası: 97 • Mushaf Sırası: 55 • Medeni Sure • 78 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


35. Üstünüze, ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilirse kendinizi koruyamazsınız.


37. Gök yarılıp da yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)


39. İşte o gün; ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.


41. Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden/alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.


43. İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

44. Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

45. O halde bir düşünün, Rabbinizin nimet ve kudretinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

BEYYİNE SURESİ

İniş Sırası: 100 • Mushaf Sırası: 98 • Medeni Sure • 8 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah’a ortak koşanlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratıkların en kötüsüdürler.

NUR SURESİ

İniş Sırası: 102 • Mushaf Sırası: 24 • Medeni Sure • 64 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


19. İnananlar arasında, hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette çok acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.


23. İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz

24. mümin kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde, onlara çok büyük bir azap vardır.

25. O gün Allah onlara, kesinleşmiş cezalarının tam karşılığını verecek ve onlar, Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.


39. İnkâr edenlerE gelince; onların amelleri/işleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü yaptıklarından bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur. Allah da onun hesabının tam karşılığını verir. Allah hesabı çabuk görendir.

40. Yahut (inkârcıların küfür içindeki halleri), derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Allah kime nur vermez; (zina edenlere, ortak koşanlara, gerçeği gizleyenlere, iki yüzlülere, tövbe edip düzelmeyenlere), işte onlar için; ‘nur’ (yüzünde güzellik, ışık) diye bir şey yoktur.

HAC SURESİ

İniş Sırası: 103 • Mushaf Sırası: 22 • Medeni Sure • 78 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


3. İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde; Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.

4. Şeytan hakkında (Sicil dosyasına); “Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler” diye yazılmıştır.


8. İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah hakkında tartışır; ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadan!..

9. Kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmaya çalışır. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

10. (Ona ey insan); “İşte bu, kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.)

11. İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de! İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

12. Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır. .

13. Zararı yararından yakın olan kişiyi[1*] de yardıma çağırır. O ne kötü bir yardımcı[2*] ve ne kötü bir yandaşlar topluluğudur.

[1*] ‘men’ zamiri kişiler olarak çevrilmiştir. Bunlar irade ve ruh sahibi insan ve meleklerdir (cinlerdir).

[2*] Bu veli ve yandaşlar, şeytanlık eden insan ve cin (melek) gurubundandır. İnsan olanların dost ve yandaşlarını nasıl kandırdıkları çevremizde kolayca gözlemleyebilir ve bu kitapta sayısız ayette okuyabiliriz. Görünmeyen varlıklar gurubundan olanların (cinlerin) insanların göğsüne fısıldaması (vesvese verdiği), çirkini güzel göstermesi, vaatlerde bulunması, fakirlikle korkutması ve benzerleri ile ilgili pek çok ayet olup bu grup ve insanların birbiri ile davalaştıkları kıyamet günü konuşmaları En’am 6/128’de onların ağzından, görünmeyen varlıklar gurubunun aşırılıkları Cin 72/6’da izah edilmiştir.


49. De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

50. Artık iman edip, faydalı bir işi en iyi şekilde yapanlar var ya, işte onlar için bir bağışlama, güzel bir nimet (cennet) vardır.

51. Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

56. İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip, faydalı bir işi en iyi şekilde yapmış olanlar, Naîm Cennetleri’ndedirler.

57. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır..


71. Onlar Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de, hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere, kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

72. Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş!.. Allah onu kâfirlere vadetti. Ne kötü varış yeridir orası!”

MÜCADELE SURESİ

İniş Sırası: 105 • Mushaf Sırası: 58 • Medeni Sure • 22 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


14. Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu, dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

15. Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

16. Onlar yeminlerini kalkan yapıp, Allah’ın dininden alıkoymaya çalıştılar. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

17. Onların malları da evlâtları da, Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar cehennemliklerdir. Onlar orada sonsuz/ebedi kalacaklardır.

18. Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi, Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.

19. Şeytan onlar üzerinde tam bir egemenlik kurmuş, kendilerine Allah’ı anmayı/düşünmeyi unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki; şeytanın tarafında olanlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir

FETİH SURESİ

İniş Sırası: 111 • Mushaf Sırası: 48 • Medeni Sure • 29 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


6. Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara; Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap edecektir. (Müslümanlar için bekledikleri) kötülük girdabı da onların başına gelsin! Zira Allah onlara gazap etmiş onları lânetlemiş (azarlamış) ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!

MAİDE SURESİ

İniş Sırası: 112 • Mushaf Sırası: 5 • Medeni Sure • 120 Ayet

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


10. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya, işte onlar cehennemliklerdir.


17. “Meryem oğlu Mesih Allah’tır” diyenler kâfir oldular. De ki: “Allah; Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde olan herkesi yok etmek isterse ona karşı koymaya kimin gücü yeter?” Göklerde, yeryüzünde ve bu ikisinin arasında tüm yetkiler Allah'ın elindedir. O, gerekli gördüğünü[*] yaratır. Allah, her şeye ölçü koyar.

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredat)


36. Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kâfirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara çok acıklı bir azap vardır.

37. Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sonsuz bir azap vardır


60. De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği (azarladığı, rahmetinin dışına bıraktığı) ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar gibi oldunuz dediği, şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”

61. (Yanınıza) küfürle girip, yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları halde, size geldiklerinde: “İnandık” dediler. Allah onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.

62. Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görüyorsun. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!


72. Andolsun; “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler, kesinlikle kâfir olmuştur. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa/aracı edinirse, artık Allah; ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”

73. Andolsun; “Allah üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir olmuştur. Halbuki bir tek ilahtan başka hiçbir ilah yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun, onlardan inkâr edenlere elbette çok acıklı bir azap dokunacaktır.

74. Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

75. Meryem oğlu Mesih sadece bir Rasûl/Elçi’dir. Ondan (İsa’dan binlerce yıl) önce de nice Rasûller geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nereden sapıyorlar/çevriliyorlar.

76. (Ey Muhammed!) De ki "Size zararı veya faydası olmayacak birini Allah ile kendi aranıza koyup ona kulluk mu ediyorsunuz?" Allah, her şeyi dinleyen ve bilendir.


86. İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.


103. Allah (cahiliyet devrindeki adet üzere); ne “Bahîre” (kulağı yarılıp salıverilen develerle), ne “Sâibe” (putlar için ayrılan hayvan), ne “Vasîle” (davarların dişisi), ne de “Hâm” (binilmesi yasak olan hayvan) diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten birçokları da ilerisini düşünmüyorlar.

104. Onlara; “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Rasûl’e gelin” denildiğinde onlar; “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz, din (anlayışı) bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

TEVBE SURESİ

İniş Sırası: 113 • Mushaf Sırası: 9 • Medeni Sure • 129 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


34. Ey inanıp güvenenler! Bilginlerin ve din adamlarının birçoğu insanların mallarını haksız yolla yer ve onları Allah’ın yolundan engellerler. Altını ve gümüşü kasalarda saklayıp da Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azap ile müjdele.

35. O alevli ateş içinde kızdırılarak bunlarla(altın ve gümüşle) alınlarının, sırtlarının ve yanlarının dağlanacağı gün onlara şöyle denecektir. “İşte kendiniz için biriktirdikleriniz! Birikimlerinizin tadına varın bakalım”.


61. İçlerinde “O her şeye kulak kesilir” diyerek Nebîyi üzenler vardır. De ki: “Kulak kesilmem iyiliğiniz içindir. Ben Allah’a güvenirim. Müminlere de güvenirim. (Dinliyor olmam) müminler için bir ikramdır”. Allah’ın Elçisini üzen kişilere acıklı bir azap vardır.”

62. Sizi memnun etmek için “Biz de sizdeniz” diye Allah’a yemin ederler. Eğer inanıp güvenmiş kimseler iseler, Allah ve elçisi, onların memnun etmelerini daha çok hak eder.

63. Allah’a ve elçisine sınır çizenlerin[*] payına, içinde ölmemek üzere kalacakları alevli ateşin düştüğünü henüz öğrenmediler mi? İşte bu, büyük bir yıkımdır.

[*] Allah’ın ve Elçisinin her konuda söz sahibi olamayacağını söyleyen.

64. Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir Sure’nin, üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay edin bakalım! Allah çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır.”

65. Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan; “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O’nun âyetleri ile ve Rasûl’ü ile mi eğleniyordunuz?”

66. Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir topluluğu affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir topluluğa azap edeceğiz.

67. Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

68. Allah; erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere, içinde sonsuz kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir (rahmetinin dışına koymuştur). Onlar için sonsuz bir azap vardır.


79. Sadakalar (sosyal yardımlar) hususunda, gönüllü bağışta bulunan müminlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip, onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları küçük düşürmüştür. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

80. Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (farketmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Rasûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah fâsık topluluğa mutluluk vermez.