Konular

Başörtüsünün Farz Olduğunu Gösteren Ayetler

İniş Sırasına Göre


Medeni Sureler

AHZAB SURESİ

İniş Sırası: 90 • Mushaf Sırası: 33 • Medeni Sure • 73 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


59. Ey Nebî! Eşlerine, kızlarına ve inanıp güvenenlerin kadınlarına söyle de cilbablarını (büyük başörtülerini)[*] üzerlerine yaklaştırsınlar. Bu, namuslu olduklarının anlaşılarak incitilmemeleri açısından daha uygundur. Allah bağışlar, ikramı boldur.

[*] Cilbab, dış giysiden küçük, başörtüsünden büyük örtüdür. Kadın onunla başını ve göğüs bölgesini örter. (Lisan’ul-arab) Kelime dış giysi anlamında da kullanılır ama burada ona büyük başörtü dışında anlam verilemez. Çünkü dış elbiseyi vücuda yaklaştırma diye bir şey olmaz. Ama büyük başörtü vücuda yapıştırılmazsa açılır, göğüs, boyun ve saçlar ortaya çıkar. Âyetteki “daha uygun= أَدْنَى ifadesi de başörtüsü (hımar) ile cilbabı karşılaştırmaktadır. Yakaları kapatacak şekilde örtülen başörtüsü, kötü niyetli erkeklerin rahatsız edici davranışlarını engeller. Ama hem başı hem de göğüs bölgesini örten bir örtü onların beklentilerini büsbütün ortadan kaldırır.

NUR SURESİ

İniş Sırası: 102 • Mushaf Sırası: 24 • Medeni Sure • 64 Ayettir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.


31. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar; ferçlerini (kolları ile bacakları arasındaki organlarını) korusunlar. Güzelliklerinden [1*] görünen kısım [2*] dışındakileri açmasınlar. Başörtülerinin bir kısmını yakalarının üstüne vursunlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, elleri altında bulunan esirler, kadına ihtiyacı kalmamış erkekler ve kadınların edep yerlerine ilgi duymayan küçük çocuklar[3*] dışında hiç kimseye süslerini açmasınlar. Gizledikleri güzellikleri bilinsin[4*] diye ayaklarını farklı şekilde yere basmasınlar. Müminler, hep birlikte Allah’a yönelin ki umduğunuza kavuşasınız.

[1*] Güzellik diye meal verdiğimiz kelime ziynet = الزينة’tir. Bazıları bunun, dış elbise veya süs olduğunu söyler. Dış elbise, hem kadının hem erkeğin zinetidir. (A’raf 7/31) Süs eşyasının takılması da yasak değildir. (A’raf 7/32) Kadın, insanlar için ziynet kılındığından (Al-i İmran 3/14) bu ayetteki ziynet, kadına ait güzelliklerden başkası olamaz. Âyette geçen “gizledikleri ziynetleri” ifadesi de bu anlamı destekler. Çünkü kadın, vücudu örtülü olduğu halde dans ederek, oynayarak, sesiyle veya yürüyüşüyle gizli güzelliklerinin bilinmesini sağlayabilir.

[2*] “görünen kısım”ifadesinin başörtüden önce geçmesinden, yüzün görünen güzelliklerden olduğu anlaşılır.

[3*] Esirler ve küçük çocuklar ile ilgili özel hükümler Nur 24/58. âyette gelecektir.

[4*] Kadın, ayağını farklı şekilde yere basarak sağa-sola eğilip güzelliklerini göstermeye çalışabilir. Bu ayet kadınların, erkekler karşısında bu gibi davranışlarını da yasaklamıştır.


60. Oturup kalmış, evlenme umudu bitmiş kadınların, süslerini teberrüc (yüz, boyun, boğaz ve gerdanındaki güzelliği göstermekle birlikte gözleriyle güzel bir bakış sergileme) gayreti olmadan buralarını örten örtülerini açmalarında bir günah yoktur[*]. Kendilerine dikkat etmeleri, onlar için daha iyi olur. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır.

[*] Kadının tebberrücü (تَبَرَّج); yüz, boyun, boğaz ve gerdanındaki güzelliği göstermekle birlikte gözleriyle güzel bir bakış sergilemesidir. (el-Ayn) Güzel göz bebeğinin etrafındaki geniş beyazlığa da burç dendiği için (el-Ayn) göz bebeklerini büyültecek şekilde bakmak da teberrüc olur. Böyle bir teberrüc, kadına da erkeğe de yasaktır:

“Mümin erkeklere söyle, bakışlarını kıssınlar” (Nur 24/30)

“Mümin kadınlara da söyle, bakışlarını kıssınlar” (Nur 24/31)

Kadına da erkeğe de “... ferçlerini korusunlar.”(Nur 24/30 ve 31) emri verilmiştir. Ferc, iki kolun arası ile iki bacağın arasındaki organlardır. (Lisan'ul-arab) Gerdanlık, iki kolun arasında yer aldığı için oranın örtülmesi de emredilmiştir. Bu emir kadınlar için kesindir. Erkekler için: “Onları daha da geliştirecek olan budur.” (Nur 24/30) ifadesi kullanıldığı için onlar, kadınlar kadar titiz olmayabilirler.

Kadınlara verilen: “Başörtülerinin bir kısmını yakalarının üstüne vursunlar.” (Nur 24/31) emrinden dolayı onlar, âyette sayılan kişiler dışında kimsenin yanında boyunlarını ve başlarını açamayacaklardır.

Kadınlara ayrıca cilbab emri de verilmiştir: “Ey Nebî! Eşlerine, kızlarına ve inanıp güvenenlerin kadınlarına söyle de cilbablarını (büyük başörtülerini) üzerlerine yaklaştırsınlar. Bu, namuslu olduklarının anlaşılarak incitilmemeleri açısından daha uygundur.” (Ahzab 33/59)

Oturup kalmış ve evlenme ümidi bitmiş bir kadın, güzel görünme gayretine de girmezse kimse tarafından rahatsız edilmez. Bu sebeple ayetten ilk anlaşılan, bu kadınların dışarıya cilbabsız çıkabilecekleridir. Ayette teberrüc kelimesi geçtiği için de güzelliğini gösterme gayretine girmeden boğazını ve gerdanlığını da açabileceği anlaşılabilir.